TNT Forum Ana Sayfa
****DİKKAT****

*Forum Konularını görmeniz engellendi ya da Üye değilsiniz.*

Çok Değişik bir forum sizi bekliyor.Vakit kaybetmeden üye ol

Konulara ve incelemek için ÜYE OLUNUZ

TNT Forum Ana Sayfa

her türlü-bilgi müzik paylaşımları
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Misafirler Bu konu başlıklarını Görüntüleyemez!!! Üye olduklarında açılıcaktır..
Paz Tem. 25, 2010 2:39 pm tarafından Admin

» Misafirler Bu konu başlıklarını Görüntüleyemez!!! Üye olduklarında açılıcaktır..
Perş. Tem. 22, 2010 11:50 pm tarafından Admin

» Tuttu-Tutmadı Oyunu
Çarş. Nis. 21, 2010 7:55 pm tarafından Admin

» MSN nick bulamadım gel burda var
Cuma Tem. 03, 2009 10:00 pm tarafından mavilimww

» Nasıl buldun Forumuzu ?
Ptsi Haz. 29, 2009 3:14 am tarafından Admin

» Yeni Üye Olanların Uyması Gereken Kurallar
Ptsi Haz. 29, 2009 3:04 am tarafından Admin

» Yeşil Çamdan Kareler
Cuma Haz. 19, 2009 6:47 pm tarafından Admin

» Forum isim önerileri
Perş. Haz. 18, 2009 4:47 pm tarafından İclaL.EcriN

» KİŞİLİK
Perş. Haz. 18, 2009 4:07 pm tarafından İclaL.EcriN

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Dost Siteler
www.dj-tnt.tr.gg
www.sellcenter.tr.gg
www.sellcenter.com
www.sellcenter2.com


Ortaklar
bedava forum

brothersoft.com



Paylaş | 
 

 Gelinliğin Tarihçesi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 29
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: Gelinliğin Tarihçesi   C.tesi Haz. 13, 2009 12:07 pm

Gelinliğin Tarihçesi Gelinlik kelimesinin İngilizce karşılığı olan "bridal" kelimesi, Orta Çağ'da yapılan evlilik partileri ile ortaya çıkmıştır. İngilizce “al” kelimesi, “party” kelimesinin eş anlamlısıdır. Bu kelimenin Türkçe karşılığı "parti" dir. "Bride" kelimesi de İngilizce bir kelimedir ve Türkçe karşılığı "gelin" dir. Günümüzde popüler moda terimleri arasında yer alan bridal, "bride-al" dan gelmektedir.

Dünya genelinde beyaz gelinliğin hikayesine kısaca değinelim. Eski Mısır'da gelinler üzerlerine kat kat pileli beyaz renkte keten kumaş giyerlerdi. Yunanistan'da ise beyaz renk kutlamayı temsil ettiği için, gelinler mutluluklarını belirtmek amacıyla düğünlerinde beyaz kumaştan yapılmış kıyafetler giyerlerdi. Roma'da evlilik ve doğum tanrısına ithafen gelinler beyaz kaftana bürünürlerdi. Eski Roma'da evlenecek olan genç kızların giydikleri gelinliklerin rengi sarıydı. O dönemlerde; evli kadınların yüzünü örten peçe, evli ve bekar kadınların ayırt edilmesi amacıyla kullanılırdı. Evliliğe ilk adımını atacak olan gelinlerde, giydikleri sarı renkli gelinlikle birlikte ilk kez sarı renkte bir gelinlik peçesi takarlardı. Ortaçağda ise gelinliğin rengine çok fazla önem verilmemiştir. Gelinlik kumaşının kaliteli ve gösterişli olması, gelinliğin renginden çok daha fazla önem taşımaktaydı.

Gelinlikte renk olarak beyazın kullanılması ise 16. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Bir düğünde beyaz kıyafet giydiği kayıtlara geçmiş ilk gelin, 1499 yılında XII. Lois ile evlenen İngiltereli Anne'dir. Günümüzdeki gelinlik modelleri ise temelini, 1854 yılında Kraliçe Victoria'nın Prens Albert ile evlenirken giydiği, tamamen beyaz saten kumaştan oluşmuş, 5.5 metre kuyruğu olan gösterişli gelinliğinden almaktadır. Modern batı geleneği ile ortaya çıkan beyaz gelinlik modası ilk olarak kendini Queen Victoria-Albert of Saxe-Coburg’un düğününde göstermiştir. Kraliçe Victoria beyaz bir gece elbisesi ile bu geleneğin bilinen öncüsü olmuştur. Bu dönemde, kraliyet ailesi gelinlerinin gümüş renginde gelinlik giymeleri bir gelenekti. Kraliçe Viktoria bu gelenekten farklı olarak, düğününde kendi beğenisine uygun beyaz bir gece kıyafeti giymiştir. Bu düğünden sonra İngiliz ve Fransız sanatçılar ve yazarlar, gelinlikte beyaz rengin masumiyetin ve saflığın simgesi olduğu konusunu işlemeye başladılar. Böylece; beyaz gelinlik, gelin adayları tarafından daha fazla benimsenmiş ve daha fazla tercih edilir hale gelmiştir.

Doğu kültürünün iki büyük temsilcisi, Çin ve Hindistan’da, geçmiş dönemlerde evlilik kıyafeti olarak kırmızı renkli uzun giysiler kullanılmıştır. Son dönemlerde ise Hindistan’da “sari” denen kırmızı renkte bir düğün kıyafeti ve Çin’deki şans getiren kırmızı renkli evlilik kıyafeti yerini bilinen beyaz gelinliğe bırakmaktadır.

Beyaz gelinliklerin ilk mekanları saraylardır. Hayatın gelenekler ve efsanelerle birlikte daha yoğun yaşanmak olduğu saraylardan doğan beyaz gelinlikler, zamanla birçok kadın tarafından farklı bir tarz, farklı bir duruş olarak algılamıştır. Böylece; beyaz gelinlikler, 1800'lü yılların ortalarından itibaren, İngiltere Saraylarından Osmanlı Saraylarına kadar tüm dünyada yaşam buldu. O zamanlarda, erdem sahibi olmak gibi bir anlam içermeyen, sadece zenginlik ve bolluğu ifade eden, beyaz gelinlikler, zamanla tüm dünyada kabul ve beğeni görmeye başlamıştır.

16. ve 17. yüzyıllarda gelinler, evlilik törenlerinde daha çok en iyi kıyafetlerini kullanmışlardır. Gelinle, düğünlerinde giydikleri kıyafetler için, göz alıcı ve çeşitli renklerde ve dokularda kumaş kullanmışlardır. Yeşil haricinde hemen her renk olan bu kıyafetleri günlük yaşamlarında da kullanmaya devam ediyorlardır. Sadece soyluların düğünleri için özel kıyafet yaptırma lüksü vardı. 19. yüzyıla kadar soylu ailelerden gelen gelinler gümüş ve kırmızı renklerin hakim olduğu lüks kumaşlardan yapılmış gelinlikler giyerlerdi.

Gelinlik tarihi boyunca, çeşitli kültürlerde gelinlikler her zaman dikkat çekici, farklı olarak tasarlanmıştır. Günümüzün beyaz gelinlikleri, birçokları için iyi ahlak ve doğruluk ifadesinin işareti olmasının yanısıra hala derin ve kabul görmüş bir gelenek halinde yaşamaktadır. Dünyanın dört köşesinde milyarlarca genç kız, henüz evlenebileceği bir eş ile karşılaşmadan, kendisini hayalindeki muhteşem bir beyaz gelinlik içinde düşlemektedir.

Gelinlikle birlikte evliliğin simgesi olan yüzük takma geleneği ise eski Mısırlıların inançlarına dayanıyor. Milattan 2800 yıl önce Mısır'da yaşayanlar daire ve halka şeklindeki cisimlerin, başlangıç ve bitiş noktalarının olmaması nedeni ile sonsuzluğu temsil ettiklerine inanırlardı. Düğünde takılan yüzük evliliğin sonsuza dek süreceğini simgeliyordu. Daha sonra bu inanç gelenek halini aldı ve Romalılar vasıtası ile tüm dünyaya yayıldı. Yapılan arkeolojik kazılarda o dönemlere ait düğünlerde takılan çok ilginç evlilik yüzüklerine rastlanılmıştır.

Evlilik yüzüğünün sol ele ve sondan bir önceki parmağa takılmasının sebebi ise modern tıbbın gelişmesinden önceki devirlere ait bir insan anatomisi bilgisidir. O zamanlarda, dolaşım sistemimizdeki ana damarın sol elimizde bu parmaktan başlayıp kalbimize gittiği sanılıyordu. Böylece buraya takılan yüzükler evli çiftin kalben bağlılığını simgeliyordu. Her ne kadar artık modern tıp sayesinde damarların nereden gelip nereye gittiği biliniyorsa da, yüzüğün takılacağı parmak herkes tarafından bir gelenek benimsenmiştir.







(alıntıdır)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
 
Gelinliğin Tarihçesi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TNT Forum Ana Sayfa :: Cafe & Kahvehane :: Bayanların Kahvehanesi-
Buraya geçin: