TNT Forum Ana Sayfa
****DİKKAT****

*Forum Konularını görmeniz engellendi ya da Üye değilsiniz.*

Çok Değişik bir forum sizi bekliyor.Vakit kaybetmeden üye ol

Konulara ve incelemek için ÜYE OLUNUZ

TNT Forum Ana Sayfa

her türlü-bilgi müzik paylaşımları
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Misafirler Bu konu başlıklarını Görüntüleyemez!!! Üye olduklarında açılıcaktır..
Paz Tem. 25, 2010 2:39 pm tarafından Admin

» Misafirler Bu konu başlıklarını Görüntüleyemez!!! Üye olduklarında açılıcaktır..
Perş. Tem. 22, 2010 11:50 pm tarafından Admin

» Tuttu-Tutmadı Oyunu
Çarş. Nis. 21, 2010 7:55 pm tarafından Admin

» MSN nick bulamadım gel burda var
Cuma Tem. 03, 2009 10:00 pm tarafından mavilimww

» Nasıl buldun Forumuzu ?
Ptsi Haz. 29, 2009 3:14 am tarafından Admin

» Yeni Üye Olanların Uyması Gereken Kurallar
Ptsi Haz. 29, 2009 3:04 am tarafından Admin

» Yeşil Çamdan Kareler
Cuma Haz. 19, 2009 6:47 pm tarafından Admin

» Forum isim önerileri
Perş. Haz. 18, 2009 4:47 pm tarafından İclaL.EcriN

» KİŞİLİK
Perş. Haz. 18, 2009 4:07 pm tarafından İclaL.EcriN

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Dost Siteler
www.dj-tnt.tr.gg
www.sellcenter.tr.gg
www.sellcenter.com
www.sellcenter2.com


Ortaklar
bedava forum

brothersoft.com



Paylaş | 
 

 Lise 2 Coğrafya Konuları

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: Lise 2 Coğrafya Konuları   Paz Haz. 14, 2009 12:01 pm

TOPOĞRAFYA VE KAYAÇLAR


YERKABUĞUNU OLUŞTURAN TAŞLAR

1. Püskürük (Katılaşım) Taşlar

İç püskürük taşlar: Mağma, her zaman yeryüzüne kadar çıkamaz. Bazen yerkabuğunun belirli yerlerine sokularak katılaşır. Soğuma yavaş olduğundan iri kristalli olurlar. Bu taşlara örnek olarak granit ve siyanit verilebilir.

SİYANİT



Dış püskürük taşlar:


Dış Püskürük Taşlar


Mağmanın yeryüzünde soğuyup katılaşması sonucunda oluşur. Soğuma hızlı olduğundan kristalleşme ya hiç olmaz, ya da çok az olur. Bu taşlara örnek olarak andezit ve bazalt verilebilir.

BAZALT
ÖZELLİKLERİ

Yapıları kristallidir.
Tabakalaşma yoktur.
İçlerinde fosil bulundurmazlar.
Kütleler halindedir.
Asitten etkilenmezler.

2. Tortul (Sediment) Taşlar

Denizlerde, göllerde, çukur alanlarda biriken maddelerin tortullaşması ve çökelmesiyle düşen taşlardır.





Tortullanma



ÖZELLİKLERİ

Kristalli bir yapıya sahip değildirler.
Tabakalıdırlar.
Fosil bulundururlar.

TORTUL TAŞLAR 3'E AYRILIR


Kimyasal tortul taşlar: Sularda erimiş halde bulunan maddelerin kimyasal yollarla çökelmesi sonucunda oluşurlar. Kireçtaşı (kalker), traverten, kayatuzu, jips (alçı taşı) ve dolomit kimyasal tortul taşlardandır.

KİREÇ TAŞI(KALKER)


Organik tortul taşlar: Canlı kalıntılarının üst üste birikerek katılaşması sonucu oluşurlar. Turba, linyit, taşkömürü, antrasit ve mercan kalkerleri organik tortul taşlardandır.

LİNYİT

Mekanik (klastik veya kırıntılı) tortul taşlar: Akarsular, rüzgârlar ve buzullar gibi dış kuvvetlerin aşındırdığı materyalleri taşıması ve çukur alanlarda biriktirmesi sonucu oluşurlar. Kiltaşı, kumtaşı (Gre), buzultaşı (moren) ve konglomera kırıntılı tortul taşlardandır.

KONGLOMERA (TABAN)


3. Başkalaşım (Metamorfik) Taşlar

Püskürük ve tortul taşların, aşırı sıcaklık ve basınç altında kalarak değişime uğramasıyla oluşurlar. Bu tür taşlar, eski özelliklerini kaybederek yeni özellikler kazanırlar. Mermer, killi şist, kristalli şist, gnays ve kuvars başkalaşım taşlarının en yaygın olanıdır.





MERMER GNAYS




Başkalaşım Taşlar




ÖZELLİKLERİ

Tabakalar halindedir.
Sert bir yapıya sahiptirler.
Fosil bulundurmazlar.
Bunlara örnek:


Granit - Gnays

Kalker - Mermere

Kuvars - Kuvarsit

Kayaç Döngüsü
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: Su Kaynakları   Paz Haz. 14, 2009 12:02 pm

Dünyamıza baktığımızda yüzeyinde hem büyük su kütlelerini hem de kara parçalarını görürüz. Bütün dünya yüzeyinin %71 ini denizler, %29 unu karalar oluşturur. Ancak bu oran kuzey ve güney yarımkürede değişir. Çünkü buralarda kara ve denizlerin oranı farklıdır. Kuzey yarımkürede karalar %39, denizler %61 oranında yer tutar. Güney yarımkürede ise karalar %19, denizler %81 yer kaplar. Gördüğünüz gibi karaların kapladığı alan kuzey yarım kürede daha geniştir. Asya, Avrupa, Kuzey Amerika, Afrika'nın büyük bir kısmı kuzey de kalır. Güney Amerika, Afrika'nın güneyi, Okyanusya ve Antarktika ise güney de kalır.

Bu farklı dağılım bir çok özelliği etkiler.

- Öncelikle iklimi etkiler. Kuzey yarımküre daha karasal bir iklime sahiptir. Bu durum kuzey de ortalama sıcaklığın 2 derece kadar fazla olmasını sağlar.
- Nüfusun büyük çoğunluğu kuzeydedir. Bu ekonomik gelişimi olumlu yönde etkiler.
- Karalar üzerindeki doğal zenginlikler, ormanlar ve yeraltı zenginlikleri kuzey de daha çoktur.
- Ulaşım olanakları ve ülkeler arası iletişim kuzey de daha gelişmiştir.
Dünymızdaki denizler göller ve körfezler







dünyamızdaki belli başlı akarsular
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: Akarsularla İlgili Terimler   Paz Haz. 14, 2009 12:03 pm

Akarsularla İlgili Terimler





1.Akarsu kaynağı:Akarsuyun doğduğu yerdir.
2.Akarsu ağzı:Akarsuyun herhangi bir denize veya göle döküldüğü yerdir.
3.Akarsu yatağı:Kaynakla ağız arasında uzanan, akarsuyun içinden aktığı çukurluktur.
4.Akarsu vadisi:Akarsuların, içinde aktıkları yatağı aşındırmalarıyla ortaya çıkan çukurluktur.
5.Akarsu havzası: Akarsuyun koları ile birlikte sularını topladığı alana denir



.Sularını denize uaştırabilen akarsulara açık havza denir.
Ancak, akarsular topladıkları suyu denize ulaştıramıyorsa, kara içinde bir göle dökülüyorsa veya yer altına sızıyorsa, bu tür akarsuların havzası kapalı havza dır. 6.Su bölümü çizgisi:İki akarsu havzasını birbirinden ayıran sınırdır. Genellikle dağların doruk noktalarından geçerler.






7.Akarsu ağı (Akarsu drenajı):Akarsu havzası, içindeki kollarıyla birlikte bir ağ oluşturur. Buna akarsu ağı (drenajı) denir. Havzanın eğimi, yapıyı oluşturan taşların cinsi ve tabakaların özelliklerine göre, değişik tipte akarsu drenajları oluşur.
8.Akarsu debisi (akımı):Akarsu yatağının, herhangi bir kesitinden geçen su miktarının m3/sn cinsinden değeridir.

9.Akarsu rejimi:Akarsuyun yıl içerisindeki debi değişiklikleridir. Akım düzeni olarak da adlandırılır. Su seviyesinde fazla değişiklik olmayan akarsuların rejimleri düzenlidir. Aylara ve mevsimlere göre, seviye değişikliği fazla olan akarsuların rejimleri düzensizdir.


DÜZENLİ





DÜZENSİZ



10.Akarsu hızı:Akarsuyun birim zamanda aldığı yoldur (m/sn). Akarsu hızı muline denilen bir araçla ölçülür.
11.Hız çizgisi:Akarsu hızının en fazla olduğu noktaları birleştiren çizgidir.
12.Sürekli akarsu:Yatağında her zaman su bulunduran akarsudur.
13.Geçici akarsu:Yatağında her zaman su bulundurmayan, bazen kuruyan akarsudur.
14.Taban seviyesi:Akarsular aşındırmalarını derine, yana ve geriye doğru yaparlar. Hiçbir akarsu yatağını deniz seviyesinin daha altına kadar ışındıramaz. Bu seviyeye taban seviyesi denir.
15.Yamaç gerilemesi:Özellikle nemli iklim bölgelerinde yamaçlar hem alttan, hem de sel sularıyla üstten aşınırlar. Bunun sonucunda yamaç gerilemesi olayı meydana gelir ve yamaç profili oluşur.



TÜRKİYE’NİN AKARSULARI ,dÖKÜLDÜKLERİ DENİZLERE GÖRE AKARSULAR,AKARSULARIN REJİMLERİ VE HAVZALARI,


Akarsuların genel özellikleri:

1-Akarsularımızın debisi yüksek değildir.
2-Akarsularımızın akış hızı yüksektir.
3-Akarsularımızın rejimi düzensizdir.
4-Bazı akarsularımız kaynağını dışarıdan alır. Asi, Meriç gibi.Bazı akarsularımız da Türkiye’de doğar,dışarıda denize dökülür.
-Fırat, Dicle,Aras, Kura, Çoruh


5-Akarsularımızdan şu şekilde yararlanılır.


-İçme suyu
-Sulama
-Turizm
-Balıkçılık
-Enerji üretimi

6-Türkiye’nin yeryüzü şekilleri çeşitli olduğundan akarsu havzalarımız da farklı özellikler gösterir.




BAŞLICA AKARSULARIMIZ

1 Karadeniz’e dökülenler
Çoruh: Üç ana koldan doğar. Çoruh, Oltu, Tortum çayları. Bunlar Yusufeli’nde birleşerek Gürcistan’dan denize dökülür. Vadi derin olduğu için Rafting sporları yapılır.
Harşit:Trabzon ve Gümüşhane dağlarından doğar.
Yeşilırmak: üç ana koldan doğar. Kelkit; Erzincan dağlarından doğar. Erbaa,Niksar ovasına gelir, Burada Sivas’tan diğer Yeşilırmak ile birleşir. Çarşamba’dan Denize dökülür.

Kızılırmak: İç ve Doğu Anadolu’dan kaynağını alır. En uzun kolu Sivas’tan doğar. İç Anadolu’da iç bükey bir yay çizer. Devrez Çayı ve Gökırmak ile birleşir. Daha sonra Bafra’dan denize dökülür.

Bartın çayı: Küre dağlarından doğar. Taşımacılık yapılır.
Yenice: Üç ana koldan oluşur. Aras suyu ve Ulusu ile Bolu’dan geçer Büyüksu ile birleşir. Devrek’ten denize dökülür.

Sakarya: Porsck Çayı ile Kısmir Çayı birleşerek Sakarya’yı oluşturur. Daha sonra Pamuk ovada Göksu ile birleşir ve Adapazarı’na ulaşır.


Marmara Denize Dökülenler :


Susurluk: İç Batı Anadolu’da Şaphane Dağlarında doğar. Nilüfer çayıyla birleşerek Marmara’ya dökülür.
Ayrıca : Gönen ve Karabaş çayları vardır.


Ege Denizine Dökülenler:


Meriç: Türkiye-Yunanistan sınırını oluşturur. Bulgaristan’da Rodop dağlarından doğar.Ege denizine dökülür.
Bakırçay: aynı adı taşıyan graben boyunca akar.
Gediz: Kütahya’daki Murat dağından doğar. İzmir körfezinin kuzeybatısından dökülür. Alaşehir ve Kumçayı ile birleşir.
K.Menderes: Bozdağlardan doğar. Kuşadası körfezinden denize dökülür.
B.Menderes: Kaynağını İçbatı Anadolu dağlarından alır .


Akdenize dökülenler:


Aksu: Eğridir Gölü ve Davras dağlarından kaynağını alır, Antalya’dan denize dökülür.
Manavgat: Karstik kaynaklarla beslenir. Kanyon vadileri içerisinde akar. Manavgat’tan denize dökülür.
Göksu: Taşeli platosundan iki kol halinde doğar. Kanyon vadilerden akar. Ermenek çayı ile birleşerek Akdeniz’e dökülür.
Seyhan: Aladağ ve Bolkar dağlarından doğar. Çakıtçayı ve Tahtalı dağlarından doğan Göksu ile birleşir.
Ceyhan: Elbistan havzasını çevreleyen dağlardan kaynağını alan Ceyhan, Maraş’taki Aksu çayı ile birleşir. Çukurova’ya ulaşır ve İskenderun körfezinden denize dökülür.



Basra körfezine dökülenler:




FIRAT:
Erzurum dağlarından doğar, Karasu ile Karasu ve Aras Dağlarından doğan Murat kollarından oluşur.bu iki kol Keban barajına dökülür ve Barajdan çıktıktan sonra Fırat adını alır. Daha sonra Suriye ve Irak’tan geçerek Dicle ile birleşir. Şat-ül Arap adı altında dökülür.
DİCLE:
Bitlis Dağlarının güney yamaçlarından doğar. Türkiye-Suriye sınırını oluşturur ve Irak topraklarına girer. Fırat’la birleşir ve Basra Körfezine dökülür. En önemli kolu Yüksekova’dan kaynağını alan Zapsuyu’dur.


Hazar Denizine Dökülenler:



KURA:
Yalnızçam ve Allahûekber dağlarından doğar. Ardahan’ı geçtikten sonra Gürcistan’a girer, Aras ile birleşerek Hazar’a dökülür.
ARAS:
Palandöken ve Kargapazarı dağlarından doğar. Iğdır ovasında, Çıldır Gölünden kaynağını alan Arpaçay ile birleşir ve ülkemizi terk ederek Kura ile birleşir.


AKARSU HAVZALARIMIZ



a) İç Anadolu Kapalı Havzaları:
1-Afyon, Akarcay havzası: Güneyde sultan dağları, Kuzeyde Emir dağları, kütlesi arasında çökme sonucu oluşmuş içinde Karamuk, Akşehir ve Eber göllerinin bulunduğu havzadır. Eber gölünün suları Akşehir’e dökülür. Akşehir’in suyu tuzlu, Eber’in suyu tatlıdır. Karamuk gölünün suları, bir düden vasıtasıyla Eğirdir gölüne dökülür.
2-Konya kapalı Havzası: Güneyde Toros dağları, kuzeyde Obruk platosu ile çevrilidir. Bu havzada Beyşehir gölünden gelen Çarşamba suyu dökülür. Bu havzaya dökülen akarsular, tuzlu bataklıkları besler.
3-Tuzgölü havzası: Tuzgölü çevresi, çökme sunucu oluşmuştur. Havzanın çevresindeki yüksek sahalardan gelen kısa boylu akarsular. Tuz gölüne dökülür.

b) Göller Yöresi Kapalı Havzaları:


1-Burdur gölü havzası: Çevreden gelen bir çok geçici akarsu ile, Tefenni ovasından gelen Eren çayı dökülür.
2-Acıgöl Havzası: Doğudaki Söğüt dağlarından kaynağını alan geçici akarsular dökülür.
Not: Göller yöresinde ayrıca Salda, Yarışlı, Burak ve Kestel gölleri kapalı havza özelliği taşır.
c) Van kapalı havzası:
Van gölünün güneyinde Bitlis, kuzeyinde ise volkanik dağlar uzanır. Van gölü, Nemrut dağından çıkan lavlar sonucu oluşmuştur. Van gölünün suyu sodalıdır.


AKARSULARIMIZIN REJİMLERİ:

Akarsu rejimi: Akarsuyun debisinin yıl içersinde gösterdiği alçalma yükselme halindeki seviye değişikliğidir.
Akarsuyun debisi: Akarsuyun her hangi bir yerindeki enine kesitinden 1sn’yede gecen su miktarına debi denir.
Debiye etki eden faktörler:
1) İklim (yağış sıcaklığı)
2) Bitki örtüsü
3) Havzadaki büyük kaynaklar ve yer altı suları
4) Yatağın geçirimliliği
5) Dağlardaki kar kalınlığı
6) Göller
7) İnsan
Rejime etki eden faktörler

1) Yağış rejimi
2) Yağış biçimi
3) Akarsu kaynağı
4) Sıcaklık ve buharlaşma
5) Havzanın genişliği
6) Arazinin şekli ve eğimi


AKARSU REJİM TİPLERİ



a) Yağmur Suları İle Beslenen Akarsular: Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde, akarsularda yazın seviye düşmesi, kışında seviye yükselmesi görülür. Karstik kaynaklarla beslenen akarsularda, seviye düşmesi fazla olmaz. Akdeniz akarsu rejimi, barajın olmadığı akarsu veya kolunda görülür. Örnek: Baraj olan

Seyhan-Ceyhan-Gediz-Manavgat gibi akarsular doğal özelliğini kaybetmiştir.

b) Kar ve Buz Suları İle Beslenenler: Bu rejim, yağışın büyük bölümünün kar şeklinde düştüğü yüksek dağlardan kaynağını alan akarsularda görülür. Örnek: D. Karadeniz ve D. Anadolu akarsuları. Bu tip akarsularda, akım seviyesi Mart- Ağustos arasında yükselir, kışın düşer.

c) Kaynak sularıyla beslenenler: Örnek: Manavgat ve Köprücay’dır.

d) Gölden çıkan akarsular:

1-Beyşehir gölünden çıkan ve Konya arazisini sulayan Çarşamba suyu

2-Eğirdir gölünden çıkan Kovada çayı.

3-Manyas gölüne ulaşıp, tekrar gölden çıkan Koçaçay

4-Ulubat gölünü ulaşıp tekrar gölden çıkan Kemalpaşa- Orhaneli
5-Erzurum ovasının doğu ve güneyindeki bataklık ve göllerden çıkan Karasu
6-Çıldır gölünden çıkan Arpaçay
e) Karma rejimli akarsular: Ülkemizdeki büyük akarsulardan Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Fırat ve Dicle önemli karma rejimli akarsulardandır.bu tür akarsular, farklı iklim bölgelerinden beslenir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: GÖLLER ve OLUŞUM ÖZELLİKLERİNE GÖRE GÖL ÇEŞİTLERİ VE DAĞILIŞI...   Paz Haz. 14, 2009 12:04 pm

--------------------------------------------------------------------------------

GÖLLER ve OLUŞUM ÖZELLİKLERİNE GÖRE GÖL ÇEŞİTLERİ VE DAĞILIŞI...
Karadaki çöküntü alanlarını dolduran tatlı ya da tuzlu, az çok derin ve geniş su örtüsüne göl denir.
Göller yeryüzünde 1 700 000 kilometre karelik bir alan kaplarlar.


GÖLLERİN ÖZELLİKLERİ


• Gölün Büyüklüğü: Dünya üzerindeki göllerin büyüklükleri değişkendir. Hazar Gölü Dünya’nın en büyük gölüdür. ( 424.000 km kare)
• Gölün Beslenmesi: Göller, yağış suları, akarsular ve kaynaklar tarafından beslenir. Göllerin su seviyeleri beslenmeye bağlı olarak değişir. Bazı göller fazla sularını bir akarsu ile denize boşaltır. Bu akarsulara göl ayağı ya da gideğen denir. Göle su taşıyan akarsulara ise geleğen denir. Örneğin Manyas ve Ulubat göllerli bir akarsu ile sularını Marmara Denizi’ne boşaltır.
• Gölün Derinliği: Tektonik ve krater göllerinin derinlikleri genellikle fazladır. Dünya’nın en derin gölü tektonik bir göl olan ****** Gölü’dür. Göl Suyunun Tuzluluğu: Göl sularının içinde çözünmüş halde madensel tuzlar bulunmaktadır. Buharlaşma nedeniyle göl suyunun tuz yoğunluğu artar. Özellikle kapalı havzalarda yüzeyden akış olmadığı için göl suları tuzludur. Örneğin ülkemizdeki Burdur Gölü ve Tuz Gölü’nün suları tuzludur





OLUŞUMLARINA GÖRE GÖL ÇEŞİTLERİ



TEKTONİK GÖLLER:


Yer kabuğunun çökmesi veya kırılması neticesinde meydana gelen çukurluklara suların dolmasıyla oluşurlar. Dünya’nın en derin gölü olan ****** Gölü (1741 m), Lût Gölü, Hazar Gölü ve Çad Gölü yeryüzündeki başlıca büyük tektonik göllerdir.


LUT GÖLÜ (TEKTONİK)
Ülkemizdeki başlıca tektonik göller ise şunlardır:
Marmara Bölgesi’nde; Sapanca, İznik, Ulubat ve Manyasgölleri,
Ege Bölgesi’nde;Simav Gölü,
Göller Yöresi’nde; Beyşehir, Eğirdir, Acıgöl, Burdur, Ilgın (Çavuşçu), Akşehir, Eber, Suğla ve Kovadagölleri,
İç Anadolu Bölgesi’nde;Tuz, Seyfe ve Tuzlagölleri,
Doğu Anadolu Bölgesi’ndeHazar, Hozapin ve Vangölleri.

TUZ GÖLÜ (TEKTONİK)
Türkiye’nin en büyük tabii gölü olan Van Gölü, tektonik bir çukurluğun önünün lavlarla kesilmesi sonucu oluştuğundan volkanik set gölü olarak da bilinir.KARSTİK GÖLLER:Bu tür göller,kayatuzu, jips, kalkergibi çözünebilen tabakaların bulunduğu sahalarda meydana gelir. Bazı karstik göllerin oluşumunda tektonik olaylar da etkili olmuştur.Karstik göller, ülkemizde en fazlaAKDENİZ BÖLGESİ Toros Dağları’nınbatı kesiminde bulunur. Buralarda yer alanKızılören obruk gölü, Kestel, Avlan, Yarışlı ve Saldagölleri tipik birer karstik göldür. Bu göllerimiz sadece, kireçtaşlarının çözülmesiyle oluşan çanaklar üzerinde meydana gelmişlerdir.


AVLAN GÖLÜ(KARSTİK)Bununla birlikte, bu alandaki bazı göllerimizin ise oluşumu, tektonik çanaklarda başlamış, karstik olaylarla devam etmiştir. Bu göllerimizin başlıcaları,Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Acıgöl, Kovada ve Suğla gölleridir.VOLKANİK GÖLLER:Volkanik faaliyetler esnasında oluşan patlama çukurları içerisinde meydana gelen göllerdir. Başlıca volkanik göllerimiz, Meke Gölü, Acıgöl, Nemrut ve Gölcük gölleriile Süphan Dağı’nın yan kraterlerinden birinde bulunanAygır Gölü’dür.


MEKE GÖLÜ(VOLKANİK)BUZUL (SİRK)GÖLLERİ: Dağ doruklarında, buzulların aşındırmasıyla oluşan ve sirk adı verilen çukurluklarda meydana gelirler. ÜlkemizdeSat, Ağrı, Erciyes, Kaçkar ve Bolkardağları ile Aladağlar üzerinde yer yer bu türden göller bulunmaktadır.
SET GÖLLERİ:
a. Alüvyal Set Gölleri:Alüvyonlarla akarsuyun önünün kapanması sonucu oluşur.Ülkemizde,Marmara, Çamiçi (Bafa), Köyceğiz, Mogan ve EymirGölleri ileUzungölbu tür göllerdendir.


UZUNGÖL(ALÜVYAL SET)b. Kıyı Set Gölleri: Dalga ve akıntıların taşıdığı malzemeleri koy ve körfezlerin ağız kısmında biriktirmesiyle oluşur. Ülkemizde,Büyük ve Küçük Çekmece gölleri, Durusu (Terkos) gölü, Çukurova deltasındakiAkyatangölü kıyı set gölleridir.


ÇEKMECE GÖLÜ(KIYI SET)c. Heyelan Set Gölleri:Heyelan sonucu bir akarsuyun önünün kapanmasıyla oluşur.Tortum, Sera, Abant, Zinav ve Sülük gölleri ile Yedigöllerbu tür göllerdendir.


abant yedi göller(heyelan set)Abant Gölü’nün oluşumunda tektonik hareketler ile alüvyal birikimlerin de etkisi oluşmuştur.d. Volkanik Set Gölleri:Volkanizma sonucu vadi önlerinin kapanmasıyla meydana gelir.Van, Erçek, Nazik, Çıldır, Haçlı ve Balıkgölleri ülkemizdeki volkanik set gölleridir.




VAN GÖLÜ (VOLKAN SET GÖLÜ)e. Baraj (Yapay) Gölleri:Yapay göllerimizin en büyükleri, ******, Keban, Karakaya ve Hirfanlıbarajlarının gerisinde kurulan göllerdir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: TÜRKİYE’NİN YERALTI SULARI VE KAYNAKLARI   Paz Haz. 14, 2009 12:04 pm

TÜRKİYE’NİN YERALTI SULARI VE KAYNAKLARI

Yeraltı Suları:
Yeryüzünden sızan sular, yeraltında geçirimsiz bir tabakanın içerisindeki kayaların boşluk ve çatlaklarında tutulur. Bu suya yer altı suyu denir. Ülkemiz yer altı bakımından oldukça zengindir. Ör: Marmara’da Adapazarı, Yenişehir, Balıkesir ovaları, Doğu Anadolu’da; Muş, Erzurum, Malatya ovaları. Yer altı suyu bilhassa yarı kurak sahalarımızda tarımsal açıdan çok önemlidir. Ör: Konya-Karapınar, Polatlı-Sivrihisar. Bazı kentlerimizin içme suyunun bir bölümü yer altı suyundan sağlanır. Ör: Bursa, İzmir, Eskişehir, Kütahya, Konya gibi.


Kaynaklar:Yer altı suyunun (çatlaklardan) veya tabaka arasından yüzeye çıkmasıyla kaynaklar oluşur.




BELLİ BAŞLI KAYNAKLARIMIZ

Karstik kaynaklar:Kireç taşlarının çatlaklarından ve yer altı kanallarından çıkan kaynaklardır. Karstik kaynakların suları gür olup, bazı akarsuları besler. (Manavgat, Köprü çayı). Bazı kentlerimizin içme ve sulama suyunun bir bölümünü karşılar. Ör: Pınarbaşı ve Kemalpaşa’dan çıkan kaynaklar, İzmir’in suyunu karşılar.



Artezyen kaynaklar:
Yer altındaki suların insanlar tarafından sondajla çıkarılmasına denir. Bu tür kaynaklar, Eskişehir, Malatya, Erzurum, İnegöl, Bursa, B. Menderes, Gediz ovalarının kenarlarında Ceylanpınar ve Muş ovalarının çevresinde görülür.Fay kaynakları:




Fay hatları boyunca çıkan kaynaklarıdır. Bunlar genel olarak Ege ve G. Marmara Bölümünde K. Anadolu fay kuşağı boyunca görülür.
Not: Kaynak sularının kalitesini suyun geldiği kayanın kimyasal özelliği belirler. Silis miktarının fazla olduğu sular tatlıdır. Örnek:İzmir Uludağ, Niksar, Tokat suları örnek verilebilir. Kireçli arazilerden çıkan kaynak suları kireçli, Jipsli sahalarınki ise acı olup içme suyu olarak kullanılamaz.


TÜRKİYE’NİN KAPLICALARI VE MADEN SULARI
Kaplıca:Sıcak su kaynaklarına kaplıca denir. Kaplıcalar genel olarak kırıklar boyunca yer alır. Bu sular bünyesinde mineral içerirler. Bu yüzden eskiden beri; romatizma, bazı deri ve iç hastalıklarının tedavisinde kullanılır.1- Güney Marmara Kaplıcaları:Bursa, Balıkesir, Gönen çevresinde çok sayıda kaplıca bulunur. Burada Çekirge, Kaynarca, Yeni, Kükürtlü, Kara Mustafa ve Eski kaplıcalar vardır. Sakarya ilimizde Kuzuluk, Ilıca köy, Kil Hamamı kaplıcaları vardır. Gönen şehrinin bir bölümü kaplıca suları ile ısıtılmaktadır. Ayrıca, Yalova, Oylat, Burhaniye, Susurluk, Balya, Havran’dakaplıcalar bulunur.2- Batı ve Güney Batı Anadolu Kaplıcaları Denizli, Manisa,Aydın ve Muğla illerinde çok sayıda kaplıca bulunur.
Denizli’deKarahayıt ve Pamukkale kaplıcaları, Yenice ve Sarayköy kaplıcaları vardır. İzmir’de;Bolçova ve Şifne, Bergama’da Güzellik kaplıcaları. Manisa’da; Alaşehir, Eskişehir, Kurşunlu, Salihli, Çamur hamamı vardır.Muğla; Köyceğiz gölü yakınında, Sultaniye kaplıcası.Aydın;daGermencik, Çamur ve Ortakçı3- İç Batı Anadolu ve Maden SularıAfyon; Afyon maden suyu, Gazlıgöl, Gerek, Kaya, Heybeli, Ömerli, Soğuş, Sandıklı.Kütahya; Yoncalı, Ilıca, Murat Dağı, Emet, Dereli, Gediz ve Aksaz, Hamam Boğazı , Simav’da Eynal kaplıcası.Bilecik; Çatlı ve Selçuk içmeleri.Eskişehir; Bolu ve Düzce’de de önemli kaplıcalar vardır.4- İç Anadolu:Ankara’da; Ayaş, Haymana, Kızılcahamam. Ilgın’da; Ilgın. Polatlı’da; Çiftehan.Aksaray’da, Ziga. Bor’da; Kemerhisar. Kayseri’de; Tekgöz, Bayramhacı, kaplıcaları, Boğazköprü, Saz, Niğde’de; Sakarya maden suyu, kazaklı kaplıcası. Kırşehir’de, Karakurt, Terme, Bulamaclı. Yozgat; Sorgun, SarıkayaTokat; SulusarayÇorum; Figani ve MecitözüAmasya; Hamamözü, Kahramanlar içmesiSamsun’da; Havza ve Ladik kaplıcaları5- Güney Anadolu KaplıcalarıHatay; Reyhanlı. Malatya’da, İspendere ve Balaban. Maraş; ElbistanDiğer kaplıcalar:Erzurum;Ilıca, Dumlu ve PasinlerAğrı; Diyadin
Trabzon; Bengisu, Şebinkarahisar.NOT: Maden suyu ve şifalı su kaynakları bünyelerinde çözünmüş halde çeşitli mineral madde, klor, sülfat ve bir karbonhidrat taşır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: TOPRAK OLUŞUMU VE TOPRAK ÇEŞİTLERİ   Paz Haz. 14, 2009 12:05 pm

TOPRAK OLUŞUMU VE TOPRAK ÇEŞİTLERİ
TOPRAK:

Çözülmeye uğrayan kayaların yüzeyi zamanla, ayrışmış mineraller, organik maddeler ve mikroorganizmalardan oluşan bir örtüyle kaplanır. Bu örtüye toprak denir.
Toprak tabakası, yerkabuğu üzerinde bulunur. Kalınlığı birkaç cm den, 2 - 3 m ye kadar olabilir.



Oluşumunu tamamlayan bir toprak kesitinde;

Ana kaya,
Ayrışmış kaya,
Ham toprak,
Olgun toprak,
katları bulunmaktadır.
Bu katlara horizon adı da verilir. Horizonlar harflerle isimlendirilir.





Toprağın en üst katı olan A Horizonu, bitkisel artıkların ayrışması ile oluşmuştur ve organik madde bakımından zengindir. Genellikle koyu renklidir. Bitkiler bu tabakada tutunur ve yetişip gelişir. B horizonu, toprağın üst katından taşınan, kireçler, killer ve minerallerin biriktiği ham toprak tabakasıdır. C horizonu ana kayanın özelliğini taşıyan ayrışma katıdır. D horizonuise, toprağın ana özelliğini belirleyen ana kayanın bulunduğu kattır.


Bitki artıklarının toprakta birikmesiyle oluşan, koyu renkli organik maddeye humus denir. Humus, kayaların ufalanması veya ayrışmasında etkili değildir. Toprağa verimlilik kazandıran bir maddedir.

TOPRAK OLUŞUMUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER
1.İklim: Sıcaklık ve yağış toprak oluşumunu etkiler. Sıcaklık taşların ufalanma ve humus oluşum sürecini belirler. Nem, toprak yıkanmasını ve kimyasal çözülme sürecini etkiler. Topraktaki tuz ve kireç miktarını etkiler.

2.Bitki örtüsü: Kökleri ve organik asitler sayesinde ayrışma sürecini hızlandırır, toprakta organik madde oluşumunu sağlar, humus bakımından zenginleşme imkânı verir, toprakların zemine tutunmasını sağlayarak erozyona uğramasını engeller.

3.Yer şekilleri: Eğim, yükselti ve bakı toprak oluşumunu etkiler. Eğimli arazilerde toprak oluşumu daha yavaştır. Yamaçlarda topraklar erozyon gibi sebeplerden dolayı daha incedir. Yükselti iklim elemanlarının özelliklerini belirleyerek toprak oluşumunda etkili olur. Bakı, güneşlenme süresini ve sıcaklığı etkileyerek toprağın nemliliğini ve dolayısıyla oluşumunu etkiler.

4.Taşların özelliği(Ana kaya): Toprağı meydana getiren ana kaya, parçalanma sürecini, toprağın rengini, organik bakımdan zenginliğini ve su geçirimlilik oranını etkiler.Başkalaşım taşlardan oluşan topraklar daha su geçirimliliği fazla olan kumlu toprakları oluşturur. Kil ve kireç oranı yüksek olan ana kayalar, koyu renkli geçirimli toprakları meydana getirir.

5.Zaman: Toprak çok uzun sürelerde oluşumunu tamamlamaktadır. Tam bir toprak oluşumu binlerce yılda gerçekleşmektedir. Oluşum süresi kalınlığı etkiler.


KAYALARIN PARÇALANMASI

Kayalar ve taşlar, dış olayların etkisi altında zamanla değişikliğe uğrayarak paslanmış, çürümüş gibi bir görünüm alır. Zamanla taşı oluşturan mineraller arasındaki bağ gevşer ve taş parçalara ayrılır, ufalanır. İşte, kayaların ve taşların uğradıkları bu değişikliklere çözülme denir.

Kayaların yapısal değişikliğe uğraması iki şekilde gerçekleşir.


• Fiziksel (Mekanik) Çözülme
Kayaların, kimyasal yapıları değişmeden, yalnızca fiziki yapılarında görülen parçalanma, ufalanma ve ayrışma olayıdır.
Fiziksel çözülme, daha çok aşırı sıcaklık farkı görülen yerlerde, kayaların gündüzleri aşırı sıcaktan genişlemesi, geceleri de aşırı soğuktan dolayı büzülmesi sonucu gerçekleşir.
Fiziksel çözülme, çöl, karasal, step, tundra gibi, aşırı sıcaklık farkı görülen iklimlerin etkili olduğu yerlerde daha kolay meydana gelir.

Çöller

• Kimyasal çözülme
Kayaları oluşturan unsurların eriyerek, kimyasal bileşimlerinin değişmesi sonucundaki parçalanma, ufalanma ve ayrışma olayıdır. Kimyasal çözülme, daha çok, sıcaklık farkının az olduğu sıcak ve nemli iklim bölgelerinde görülür. Ekvatoral, Muson, Okyanus ve Akdeniz iklimlerinin etkili olduğu yerlerde daha kolay meydana gelir.




Yağmur ormanları


TOPRAK ÇEŞİTLERİ

AZONAL (TAŞINMIŞ TOPRAKLAR)

Akarsular, rüzgârlar ve buzullar gibi dış kuvvetlerin, çeşitli sahalardan aşındırarak taşıdıkları materyalleri biriktirmeleriyle oluşan topraklardır.
Bunlardan;
Akarsu biriktirmesiyle oluşanlara alüvyal topraklar,
Buzul biriktirmesiyle oluşan topraklara moren topraklar,
Rüzgâr biriktirmesiyle oluşan topraklara da lös topraklar denilmektedir.
Toprakların, eğimli sahalarda, oluştuğu ana kaya üzerinden, akarsu, rüzgâr, buzullar ve diğer dış kuvvetlerin etkisiyle taşınarak, eğimin azaldığı yerlerde birikmesiyle oluşur. Alüvyon, lös, moren, kolüvyal, litosoller ve regoseller taşınmış topraklardır. Taşınmış topraklar, organik ve mineraller bakımından zengin topraklardır.


Alüvyon:
Eğimli sahalardan akarsu ve sel sularının aşındırarak taşıdığı ince malzemelerin akarsuların eğiminin ve taşıma gücünün azaldığı alanlarda birikmesiyle meydana gelirler. Mineral bakımından zengin topraklardır. Geniş tabanlı vadilerde, deltalarda ve ova tabanlarında yaygın olarak bulunurlar. Tarımsal değeri büyüktür. Yurdumuzun en verimli tarım alanları alüvyonların bulunduğu alanlardır.



ALÜVYON

Devamlı olarak taşkın ve millenmeye uğrayan delta sahlarında ve taşkın ovarlarımızda bu topraklara sıkça rastlanır. Buralar Çukurova, Asi, Göksu, Köyceğiz, Büyük ve Küçük Menderes, Gediz, Bakırçay, Sakarya, Bafra, Çarşamba, delta ovaları ile Konya ovasının kenarları Muş, Erzurum, Erba ve Niksar ovalarının merkezi kesimlerinde. Alüvyal topraklar akarsular tarafından taşındıkları için ince ve mil boyutundadır. Bu topraklar dikey yönde çok fazla değişiklik gösterirken yatay yönde pek değişiklik göstermezler.

Lös:
Rüzgârların taşıdıkları kurak ve yarı kurak bölgelerde bulunan topraklardır.



Lös


Moren:
Buzulların taşıdığı topraklardır. Yüksek dağlık alanlarda ve kutup bölgelerinde
bulunan topraklardır. En az bulunan toprak çeşididir.



Moren gölü ve toprağı

Kolüvyal Topraklar:
Dağlık alanlarda ayrışan materyalin dağ eteklerinde birikmelerine bağlı olarak oluşan topraklardır.



Kolüvyal toprak (yamaçlar)


Dağların eteklerinde ve yamaçlarında taşınan toprakların birikmesiyle oluşurlar. Bu topraklar iri taneli bir görünüme sahiptir. Bu topraklar bağ bahçe tarımına uygundur. Üzerlerinde ormanlar yetişebilir.

Litosol:
Kolüvyal alanlarda ince malzemelerin taşınmasıyla geriye kalan taşlı topraklardır.
Dağlık alanların eğimli yamaçlarında aşınmanın sürekli devam etmesi nedeniyle ana materyalin çözünmesinden oluşmuş topraklardır. Bu topraklar her dağlık alanın eğimli yamaçlarında oluşamaz ancak anakayanın kalker mermer gibi taşarlın olması gerekir. Bu topraklar tarım için elverişli değildir ve üzerlerinde bitki örtüsü yoktur. Ülkemizde bu topraklara Akdeniz bölgesinde Taşeli platosunda Boz dağlarda Bitlis dağlarında İç ve Doğu Anadolu’daki volkanik konilerde rastlanır.


Regosol:
Volkanik arazilerde kolüvyal depolar üzerinde oluşan kumlu topraklardır.
Kumlu depolar üzerinde bulunan topraklardır. Çoğunluğu kum boyutunda olan asitik karakter gösteren volkanik arazilerde oluşmuşlardır.



Regosol
İç ve Doğu Anadolu bölgesindeki volkanik arazilarde bu topraklara rastlanır. Bu topraklar kumlu oldukarı için bünyelerinde su barındıramazlar suyu hemen alt tabakaya geçirirler. Bu sebepten dolayı toprakta humuslaşma meydana gelemez ve bununda sonucu olarak toprak verimsizdir. Bu toprakların kumlu olması yumrulu bitkilerin yetişmesi için elverişlidir.


ZONAL (YERLİ TOPRAKLARI)


Kayaların, bulundukları yerlerde çözülmeleriyle oluşan topraklardır.

a. Nemli Bölge Toprakları
• Tundra Toprakları
Kutuplara yakın, soğuk tundra bölgelerinin topraklarıdır. Toprak genelde ya donmuş haldedir ya da bataklık halinde bulunur. Bu nedenle tarım yapmaya elverişli değildir. Türkiye’de bu tür topraklar görülmez.


• Podzol Topraklar
İğne yapraklı ormanlarla kaplı, soğuk ve nemli iklim bölgelerinin topraklarıdır. Çok yıkanmış olduklarından üst kısımlarının rengi soluklaşmıştır. Yine aynı sebepten dolayı, topraktaki besin maddeleri de azdır. Bunun sonucunda verimsizleşmiştir. Türkiye’de, Batı Karadeniz Bölümü’nde kahverengi ve kırmızımsı sarı podzolik topraklar yaygındır.




• Kahverengi Orman Toprakları
Nemli orta kuşağın, geniş (yayvan) yapraklı ormanlarla kaplı bölgelerinde görülür. Humus bakımından zengin oldukları için verimlidirler.
Türkiye’de, bu tür topraklar, Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olmakla birlikte, İç Anadolu’nun 1000 - 1200 m’den yüksek alanlarında da yer yer görülür. İç Anadolu’da, daha çok Kuzey Anadolu Dağları’nın güneye bakan yamaçlarında yaygındır.
Yine, Trakya’nın kuzeyinde Yıldız Dağları’nda, İçbatı Anadolu’da, Güneydoğu Toroslar üzerinde de kahverengi orman topraklarına rastlanır.

• Kırmızı Topraklar (Terra - rossa)
Nemli subtropikal iklim bölgesi ile Akdeniz iklim bölgelerinde, genellikle kalkerler üzerinde görülen topraklardır. Toprağa kırmızı rengini veren bileşimindeki demiroksittir.
Türkiye’de, Akdeniz Bölgesi ile Kıyı Ege ve Güney Marmara’da yaygın olarak görülür.





Terrarossa(kırmızı toprak)
• Laterit Topraklar
Dönenceler arasında yer alan, sıcak ve nemli iklim bölgelerinin karakteristik toprak tipidir. Şiddetli bir kimyasal çözülme sonucu oluşur. Rengi kiremit kırmızısıdır. Humus oranı azdır. Buna bağlı olarak verimli değildir. Türkiye’de tam olarak laterit özelliği taşıyan toprak görülmez. Ancak, Doğu Karadeniz Bölümü’nde, laterit türü (lateritleşmiş) topraklara rastlanabilmektedir.






Laterit


b. Kurak Bölge Toprakları
• Çernezyomlar
Çernezyomlar, Orta Kuşağın yarı nemli step bölgelerinde görülür. Kara topraklar adı da verilir. Fazla yıkanmadıkları için mineral ve kireç bakımından zengindir. Toprağın üst kısmında, steplerden oluşan bitki artıklarının oluşturduğu, kalın bir humus tabakası vardır. Bu nedenle Dünya’nın en verimli toprakları arasındadır.
Çernezyomlar, ülkemizde en yaygın olarak, Erzurum - Kars Plâtosu’nda oluşmuştur. Ayrıca, İç Anadolu Bölgesi’nin kuzey kesiminde de yer yer bu tür topraklar görülmektedir.




• Kestane veya Kahve Renkli Step Toprakları
Az yağış alan step iklimlerinde görülen topraklardır. Üzerindeki bitki örtüsü seyrek olduğu için, humus oranı azdır. Bu yüzden verimleri düşüktür. Türkiye’de, Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu plâtoları ile İçbatı Anadolu’da yaygındır.

• Çöl Toprakları
Çöl iklim bölgelerinde görülür. Çok az yağış alıp, fazla yıkanmadıkları için, kireç ve tuz oranı oldukça fazladır. Humus, hemen hemen hiç yoktur. Bu topraklarda tarım yapılamaz.
Türkiye’de, bu tür topraklar görülmemekle birlikte, Tuz Gölü çevresinde çölleşmiş topraklara rastlanır.



İNTRAZONAL (ANA KAYANIN ETKİLİ OLDUĞU TOPRAKLAR)
Bu toprakların oluşumunda özellikle yer şekilleri ve ana materyal etkili olmaktadır. Bu topraklarda çoğunlukla sadece A ve C horizonları bulunmaktadır.
Halomorfik Topraklar:
Kurak ve yarı kurak bölgelerde yeraltı sularında eriyik halde gelen tuz ve karbonatların, suyun buharlaşması sonucunda birikmesiyle oluşan toraklardır. Yüzeylerinde tuzun meydana getirdiği beyaz bir kabuk bulunur.

Hidromorfik Topraklar:
Su akışının olmadığı bataklık ve sazlık alanlarında toprak sürekli olarak su altında kalır. Su altında hidrojen ve iyon yoğunluğu arttığından topraklarda asitleşme meydana gelir.

Kalsimorfik topraklar:
Kireçtaşı marn gibi kireçli ana kayanın etkisine bağlı olarak
oluşmuş olan topraklardır.
—Vertisoller: Killi ve kireçli, işlenmesi zor ve su tutma kapasitesi yüksek olan topraklardır.
—Rendzina: Kireç bakımından zengin, koyu renkli ve işlenmesi kolay olan topraklardır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: ZONAL TOPRAKLAR ( YERLİ TOPRAKLAR )   Paz Haz. 14, 2009 12:06 pm

ZONAL TOPRAKLAR ( YERLİ TOPRAKLAR )



Ülkemizde düz ve hafif eğimli alanlarda iklim şartlarının etkisi altında oluşan fiziksel ve kimyasal özellikleri açısından farklı horizonlar ve katlar gösteren topraklardır.


KIRMIZI RENKLİ AKDENİZ TOPRAKLARI
( TERRA – ROSSA )



Bu topraklar, Marmara Bölgesi’nin güney kesimi ile Ege Bölümü ile Akdeniz Bölgesi’nin tamamında görülmektedir.
Kireçtaşı marn kil ve konglomera ve gnayslar üzerine oluşmuş topraklardır. Toprağın rengi kırmızı acık kırmızı ve sarı renktedir. Toprak iri taneli ve killidir.






Toprak kireç taşı üzerinde oluşsa bile kireçli bir yapıda değildir bunun sebebi yeterince yıkanmış olmasıdır.
Toros dağlarında 1000 m den yüksek sahalarda toprağın rengi organik madde birikiminden dolayıkoyulaşarak kırmızımsı kahve ve kahverengine dönüşmektedir.

KAHVERENGİ ORMAN TOPRAKLARI

Bu topraklar, Karadeniz Bölgesinde, İç Anadolu’da 1200 m’den Yüksek alanlarda Trakya’nın kuzeyinde Yıldız Dağlarında İç Batı Anadolu’da ve Güney Doğu Toroslar’da yaygındır. Orman örtüsünün altında geliştiği için toprak organik madde bakımından zengindir ve koyu renklidir. Yağışın fazla olduğu eğimli alanlarda toprak asitli reaksiyon göstermektedir.

PODSOLÜMSÜ ve PODZOL TOPRAKLAR

Yıllık ortalama sıcaklığın 8°C’nin altında ve yıllık yağış miktarının 1000 mm üzerinde olduğu nemli çok nemli – soğuk ortamlarda kayın, sarıçam ve ladin ormanlarının altında gelişme göstermektedir. Bolu Aladağlar’da, Yıldız ve Doğu Karadeniz Dağlarında ve Uludağ’ın yüksek kesimlerinde bu topraklara sıkça rastlanır.





Bu topraklar fazla yağıştan dolayı fazlaca yıkanmışlardır. Fazla yıkanmadan dolayı toprak asit reaksiyonludur ve besin maddeleri bakımından oldukça fakirdir.

SİEROZEMLER

Yıllık ortalama yağışın 300 mm’nin altında Konya ovasının doğu kesiminde görülen toprak çeşididir. Toprak organik madde bakımından oldukça fakirdir bu topraklar yıkanmanın azlığından dolayı açık renklidir. Karbonat birikiminden ve yıkanmanın azlığında dolayı toprak alkelen reaksiyon gösterir.

KAHVERENGİ STEP TOPRAKLARI


Yıllık ortalama yağışın 400 mm altında ve yıllık ortalama sıcaklığın 8 – 12 °C arasında değiştiği İç Anadolu Bölgesi’nde, Doğu Anadolu ovalarında step ve uzun boylu step örtüsü altında gelişme gösteren topraklardır.






Yağış azlığından dolayı yıkanma miktarı azdır ve buna bağlı olarak karbonatlar topraktan uzaklaşmamıştır. Bu topraklar alkalen reaksiyon gösteririler. Bu toprakların rengi kahve koyu kahve sarımsı kahve olup üzerinde genel olarak kuru tarım yapılmaktadır

KESTANE ve KIRMIZIMSI KESTANE RENKLİ TOPRAKLAR

Yıllık ortalama yağışın 400 mm üzerinde, yıllık ortalama sıcaklığın 6 – 10 °C arsında bulunduğu İç Anadolu’nun platolarında, İç Batı Anadolu ve Doğu Anadolu’da uzun boylu ot vejetasyonunun altında gelişmişlerdir. Bu topraklar organik madde bakımından oldukça zengindir ve taneli yapıdadır. Üzerlerinde tahıl tarımı yapılmaktadır. Bu topraklar nispeten yıkanmış olduklarından dolayı karbonat bakımından fakir sayılırlar ve hafif asit reaksiyon gösterirler.

KİREÇSİZ KAHVERENGİ TOPRAKLAR

Bu topraklar, ana materyalin granit, silisli şist, andezit gibi silisli olan ve İç Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile İç Batı Anadolu’da 1000 m’nin üzerinde step ormanı veya kuru ormanlar altında gelişme göstermiştir. Besin maddeleri bakımından fakir olan bu topraklar yıkanmanın fazlalığından dolayı hafif asitli reaksiyon gösterirler.


KIRMIZIMSI KAHVERENGİ TOPRAKLAR

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tipik toprakları olan kırmızımsı kahverengi topraklar yarı kurak karasal iklim şartlarının etkili olduğu step vejetasyonu altında oluşmuşlardır. Sıcaklığın fazla olması ve demirin iyi oksitlenmesini sağaldığı için toprak kırmızı renk almıştır. Bu toprak üzerinde genellikle tahıl tarımı yapılmaktadır.

ÇERNEZYOMLAR

Yıllık ortalama sıcaklığın 3 – 6 °C, yıllık ortalama yağışın 500 – 700 mm arasında değiştiği Erzurum – Kars dolaylarında 1600 – 2000 m yükseklikteki plato alanlarında bazalt ve neojen karasal depoları üzerinde gelişmiştir.


Bu topraklar üzerinde 1 m yi bulan çayır örtüsünden oluşan organik madde sıcaklığın azlığından dolayı yeterince ayrışamamaktadır. Topragın üst kısmı organik madde bakımından zengin alt kısmı ise (1 m altı) kireç bakımından zengindir.
Bu topraklar dünyanın en verimli toprakları olarak kabul edilir ama sıcaklığın yetersiz oluşundan dolayı üzerinde sadece sıcaklığın yererli olduğu alanlarda tahıl tarımı yapılır.


İNTRAZONAL TOPRAKLAR



Bu topraklar, ülkemizde aşınmanın devamlı olduğu dağlık alanlarda ve birikmenin hüküm sürdüğü alüvyal ovalarımızda ve dağların eteklerinde yaygın olarak bulunmaktadır. Bu topraklar ana kayanın etkisi altındaki topraklardır. Şöyle ki ana kaya kulu ise toprak kumlu ana kaya tuzlu ise toprakta tuzludur.


ANA METERYALİN ETKİLİ OLDUĞU TOPRAKLAR


Kumlu – Çakıllı Topraklar
Aşanımın aktif olarak devam ettiği eğimli yamaçlar boyunca aşağıda yayılışları ve özellikleri belirtilen ana kaya üzerindeki kumlu – çakıllı topraklar görülmektedir.

Filişler Üzerindeki Kumlu – Çakıllı Topraklar
Kuzey Anadolu ve Toros Dağları boyunca yer yer şeritler halinde uzanan kum taşı kiltaşı kireçtaşı çakıltaşı tabakalarının üzerinde oluşan topraklardır.

Volkanik Arazilerdeki Kumlu Topraklar
Kum ve mil boyutunda olan volkanik tüf ve kum gibi depoların çözünmesi ile oluşan topraklardır. Doğu Anadolu’da Sarıkamış dolaylarında, İç Anadolu’da Karapınar, Erciyes Karacadağ, Ürgüp – Nevşehir dolaylarında Afyon çevresinde Isparta Gölcük, İzmir Foça civarında ve Kızılcahamam dolaylarında görülür.

Aglomeralar Üzerindeki Çakıllı Topraklar
Yukarıda belirtilen alanlarda ayrıca aglomeralarda ince volkanik malzeme ile karışık çakıl ve blok boyutunda kayalar bulunmaktadır. Bu yerlerdeki topraklarda Aglomeralar üzerindeki çakıllı topraklar denilmektedir. Tarımsal değeri yok denecek kadar azdır.

Kristalen Şist ve Asit İntrüzifler Üzerindeki Kumlu Topraklar
Gnays mikaşist kuvarst, kuvarsit ve kuvarsit şist gibi metamorfik kayaçlar üzerinde oluşmuş topraklardır. Bu topraklara Yıldız Bozdağ, Aydın dağları, Güneydoğu Toroslar’da Kahramanmaraş Güney Marmara Bölümünde Kapıdağ yarım adası Doğu Karadeniz de Kaçkar dağlarında Bursa Uludağ’da sıkça rastlanır.

KALSİMORFİK TOPRAKLAR
Kireçtaşı marn gibi kireçli ana kayanın etkisine bağlı olarak oluşmuş olan topraklardır. Bu guruba vertisol’ler rendzina toprakları dâhil edilebilir.

Vertisol’ler ( Dönen Topraklar )
Killi kireçli depoların yaygın olduğu Muş Ovası, Ergene Ovası, Van Gölü’nün güney doğusunda Bursa – Karacabey arasında Menemen ve Bornova ovası ile Konya havzasının muhtelif yerlerinde Bafra Ovasının güneyinde kil miktarının fazla olduğu kireçli topraklara rastlanır.






Bu topraklarda kil fazla olduğu için yaz aylarında kurudukları zaman 1 m deriliğe kadar çatlaklar oluşur. Bu toprakların üst kısımları organik madde bakımından zengin olduğu için koyu renkli topraklardır. Bu topraklar tarım için elverişli değildirler.

Rendzinalar
Bu topraklar killi – kireçli göl depolarının veya yumuşak kireçtaşının yaygın olduğu İç Anadolu’da, Ege ve Doğu Anadolu’nun çöküntü sahlarında çok yaygındır. Bu topraklar kireçli ve koyu renklidir. Besin maddeleri bakımından zengin olan bu topraklar tahıl tarımı için elverişlidir.


HALOMORFİK TOPRAKLAR

Bu topraklar delta alanlarımızda toprakların deniz suyuna temas etmesiyle oluşurlar. Toprak oluşumu tersine dönmüştür yani torak toprak olmaktan uzaklaşır. Bu topraklar tarıma elverişli değildir. Ülkemizde delta ovalarının deniz kenarında görülürler.

Solançaklar ( Tuzlu Topraklar )
Bu topraklar Konya Ovası’nın alçak kesimlerinde delta ovarlımızın deniz kenarında Erzurum Ovası’nın merkezi kesiminde görülürler. Yaz aylarında toprakta birikmiş olan tuz buharlaşmanın etkisiyle toprağın üst kısmında birikir. Bu topraklar üzerinde tuzlu topraklarda yetişen otlar yetişir ve tarım yapılmaz

Alkali Topraklar
İç Anadolu’da Ereğli’nin kuzeyi Karapına’ın doğusu ve kuzeyinde görülürler. Bu topraklar kuvvetli alkalen özellik gösteririler. Ana kayada buluna karbonatlar toprağın yüzeyinde birikmişlerdir bu yüzden kuvvetli alkalen reaksiyon gösteririler. Bu topraklar üzerinde tarım yapılmaz ve üzerlerinde nadirde olsa cılız otsu bitkiler yaşar.

Tuzlu Alkali ( Çorak Topraklar )
Bu topraklar iki şekilde oluşmaktadır ya ana kayanın tuzlu ve alkali olmasından yada tuzlu alkali maddeler bakımından zengin olan yer altı ve taban suyunun yüzeye buharlaşmanın ( kapileritenin ) etkisiyle çıkmasının ve birikmenin etkisiyle oluşurlar. Bu topraklara Oltu Narman havzası, Kağızman – Iğdır – Kötek üçgeninde, Şebinkarahisar civarında. Kıyı bölgelerimizde ise Antalya – Serik arasında Burdur Acı göl civarında görülür. Bu topraklar hiçbir işe yaramayan en verimsiz topraklar arasında yer alırlar.

HİDROMORFİK ve ORGANİK TOPRAKLAR

Bu guruba giren topraklar yılın belli bir bölümünde veya tamamında su altında klan sahalarda, ayrıca yüksek dağlardaki çukur alanlarda ve çayırlar altında oluşmaktadırlar.

Hidromorfik Topraklar
Bu topraklar taban suyu seviyesinin yüksek olduğu Muş Ovası, Erzurum Ovalarının doğu kesimlerinde Çukurova’da eski akarsu yataklarında Menderes, Gediz, Yeşilırmak, Çarşamba ve Adapazarı ovalarında toprağın uzun süre su altında kalması ile oluşmuşlardır. Bu topraklar sürekli su altında kaldıklarından dolayı asitli reaksiyon gösteririler ve bu topraklar üzerinde suyu çok seven sazlıklar ve kamışlıklar yetişir buna bağlı olarak ta bu topraklarda organik madde birikimi oldukça fazladır. Bu topraklar oksijensiz bir ortamda oluştuklarından dolayı genelde renkleri boz, yeşil, mavimsi renktedirler.

Yüksek Dağ–Çayır, ve Turba veya Organik Topraklar
Orman sınırının üstünde kalan dağlık alanlarda, özellikle Kuzey Anadolu dağlarındaki alpin çayırlar altında bu topraklara rastlanır. Bu alanlarda toprak oluşum süresi 2 – 4 aylık dönemi geçmez bu durumun bir sonucu olarak toprak kalınlığı 15 – 20 cm geçemez ve toprak asit reaksiyonludur.





Bu topalaklar üzerinde alpin çayırlar yetiştiği için organik madde bakımından zengindirler.

Turba ve Organik Topraklar
Bu topraklar göl kenarlarında suyu seven bitkilerin atıkları altında gelişmişlerdir. Bu topraklara Maraş grabeninde Köyceğiz Gölü çevresinde Sultan sazlığında, Simav, Erdek, Abant ve Yeniçağ gölleri kenarlarında Uludağ, Nurdağ ve Aladağlar’daki çukur alanlarda rastlanır


AZONAL TOPRAKLAR TAŞINMIŞ TOPRAKLAR

Devamlı olarak taşkına uğrayan alanlarda oluşan millenme ve aşınmaya uğrayan alanlarda çözülmüş ana materyalin taşınması, toprak oluşumunu engellemektedir. Bu sahalarda hem aşınmaya uğrayan kısımlarda hem de birikmenin olduğu alanlarda toprakta horizonlaşma gerçekleşememektedir. Bu topraklarda sadece A horizonu ( A katı ) oluşur


ALÜVYAL TOPRAKLAR
Devamlı olarak taşkın ve millenmeye uğrayan delta sahlarında ve taşkın ovarlarımızda bu topraklara sıkça rastlanır. Buralar Çukurova, Asi, Göksu, Köyceğiz, Büyük ve Küçük Menderes, Gediz, Bakırçay, Sakarya, Bafra, Çarşamba, delta ovaları ile Konya ovasının kenarları Muş, Erzurum, Erba ve Niksar ovalarının merkezi kesimlerinde.





Alüvyal topraklar akarsular tarafından taşındıkları için ince ve mil boyutundadır. Bu topraklar dikey yönde çok fazla değişiklik gösterirken yatay yönde pek değişiklik göstermezler. Alüvyal topraklar işlemeye uygun ve tarım için elverişli topraklardır.


REGOSOL’ LER

Kumlu depolar üzerinde bulunan topraklardır. Çoğunluğu kum boyutunda olan asitik karakter gösteren volkanik arazilerde oluşmuşlardır.





İç ve Doğu Anadolu bölgesindeki volkanik arazilarde bu topraklara rastlanır. Bu topraklar kumlu oldukarı için bünyelerinde su barındıramazlar suyu hemen alt tabakaya geçirirler. Bu sebepten dolayı toprakta humuslaşma meydana gelemez ve bununda sonucu olarak toprak verimsizdir. Bu toprakların kumlu olması yumrulu bitkilerin yetişmesi için elverişlidir.

KOLÜVYAL TOPRAKLAR

Dağların eteklerinde ve yamaçlarında taşınan toprakların birikmesiyle oluşurlar.







Kolüvyal toprak (yamaçlar)
Bu topraklar iri taneli bir görünüme sahiptir. Bu topraklar bağ bahçe tarımına uygundur. Üzerlerinde ormanlar yetişebilir.


LİTOSOL’LER ( TAŞLI TOPRAKLAR )

Dağlık alanların eğimli yamaçlarında aşınmanın sürekli devam etmesi nedeniyle ana materyalin çözünmesinden oluşmuş topraklardır.






Bu topraklar her dağlık alanın eğimli yamaçlarında oluşamaz ancak anakayanın kalker mermer gibi taşarlın olması gerekir. Bu topraklar tarım için elverişli değildir ve üzerlerinde bitki örtüsü yoktur. Ülkemizde bu topraklara Akdeniz bölgesinde Taşeli platosunda Boz dağlarda Bitlis dağlarında İç ve Doğu Anadolu’daki volkanik konilerde rastlanır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: Türkiye Çimento Fabrikaları İsimleri ve Bulunduğu Yerler   Paz Haz. 14, 2009 12:06 pm

Türkiye Çimento Fabrikaları İsimleri ve Bulunduğu Yerler


Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. ADANA
Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. (İskenderun Fabrikası)-İskenderun-Hatay
Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Büyükçekmece Fabrikası)-Büyükçekmece-İstanbul
Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Çanakkale Fabrikası)
Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Ladik Fabrikası)-Ladik / SAMSUN
Aşkale Çimento Sanayi T.A.Ş. (Trabzon Şubesi)-Değirmendere TRABZON
Aşkale Çimento Sanayii T.A.Ş. Aşkale-Erzurum
Bakırçay Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.-Kınık / İzmir
Bartın Çimento San. ve Tic. A.Ş.
Baştaş Çimento Sanayii A.Ş.-ANKARA
Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş. Bornova-İzmir
Batısöke Söke Çimento Sanayii T.A.Ş-Söke-AYDIN


Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
Bolu Çimento Sanayii A.Ş. (Ankara Öğütme Tesisi)


Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.
Cimpor Yibitaş Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. (Çorum Fabrikası)
Cimpor Yibitaş Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. (Hasanoğlan Öğütme ve Paketleme Tesisi)
Hasanoğlan / Ankara
Cimpor Yibitaş Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. (Nevşehir Öğütme ve Paketleme Tesisi)
Cimpor Yibitaş Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. (Samsun Öğütme ve Paketleme Tesisi)
Cimpor Yibitaş Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. (Sivas Çimento Fabrikası)
Cimpor Yibitaş Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. (Yozgat Fabrikası)
Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş.
Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş. (Trakya Şubesi)-Lalapaşa- EDİRNE
Çimko Adıyaman Çimento ve Beton Sanayii Ticaret A.Ş.
Çimsa Çimento Sanayi A.Ş. (Ankara Çimento Fabrikası)
Çimsa Çimento Sanayi A.Ş. (Eskişehir Çimento Fabrikası)
Çimsa Kayseri Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.
Çimsa Mersin Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.-Mersin
Denizli Çimento Sanayi T.A.Ş.
Elazığ Altınova Çimento Sanayii Tic.A.Ş.
Göltaş Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş.-Isparta
Kars Çimento San. ve Tic. A.Ş.
Konya Çimento San. A.Ş.
Lafarge Aslan Çimento A.Ş.-Gebze-Kocaeli
Lafarge Ereğli Çimento San. ve Tic. A.Ş. Karadeniz Ereğli -Zonguldak


Limak Madencilik San. ve Tic. A.Ş. (Şanlıurfa Çimento Fabrikası)
Limak Kurtalan Çimento San. ve Tic. A.Ş. (Gaziantep Şubesi)
Limak Kurtalan Çimento Sanayii Ticaret A.Ş.-Kurtalan / Siirt
Limak Madencilik Yapı Çimento San. Tic. A.Ş.-Ergani-DİYARBAKIR
Mardin Çimento Sanayii Ticaret A.Ş.
Nuh Beton A.Ş. (Gebze Çimento Değirmeni)-KOCAELİ
Nuh Çimento Sanayii A.Ş.-Hereke-Kocaeli
OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş.
Set Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş.
Set Anadolu Çimentoları A.Ş.-Ambarlı Çimento Öğütme Tesisleri-İstanbul


Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Ankara Fabrikası)
Set Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. (Trakya Fabrikası)-Pınarhisar / Kırklareli
Set Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. / Balıkesir Fabrikası
Ünye Çimento Sanayi ve Tic. A.Ş.
As Çimento-BURDUR
Ado ve Özgür Çimento-ANTALYA
Karçimsa-KARABÜK
Deniz Çimento-EREĞLİ
Lafarge-VAN




TÜRKİYEDE ÇİMENTO FABRİKALARININ BULUNDUĞU ŞEHİRLER



ADANA
Çorum
İzmir
Adıyaman
Denizli
KARABÜK
Afyon
DİYARBAKIR
Kars
Samsun
ANKARA
EDİRNE
Kayseri
Siirt
ANTALYA
Elazığ
Kırklareli
Sivas
AYDIN
Erzurum
Kocaeli
Şanlıurfa
Bartın
Eskişehir
Konya
TRABZON
Bolu
Gaziantep
Mardin
VAN
BURDUR
Hatay
Mersin
Yozgat
Bursa
Isparta
Nevşehir
Zonguldak
Çanakkale
İstanbul
Niğde



Çimento Hammaddeleri
Kalker (Kireç Taşı)
Marn
Demir Cevheri
Boksit
Çimento Üretimine Yardımcı Maddeler ve Katkılar
Alçı Taşı (CaSO4.2H2O)
Tras
Yarı Mamüller
Farin
Klinker
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: Türkiye'de Toprak Tipleri-Etkinlik   Paz Haz. 14, 2009 12:07 pm

ETKİNLİK


Türkiye Toprak Haritası İncelenerek Aşağıdaki Soruların

Cevaplarının oluşturulması



1-Kahverengi Orman topraklarının Karadeniz kıyılarında yaygın olmasının sebepleri:


Kahverengi orman toprakları orman örtüsü altında oluştuğu için Karadeniz kıyılarında daha yaygındır.
Karadeniz kıyılarında ılıman nemli iklim ve buna bağlı gür ormanların varlığı kahverengi orman topraklarının çok yaygın olmasını sağlamıştır.


2-Terra-Rossa topraklarının Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olmasının sebepleri:


Akdeniz iklim şartları ve buna bağlı maki bitki örtüsü ile geniş yer kaplayan kakerli arazi terra-rossa topraklarının yaygınlığını belirler.


3- Kahverengi ve Kestane renkli bozkır topraklarının iç bölgelerde yaygın olma sebepleri:


Ilıman karasal iklim ve buna bağlı bozkırların varlığı iç bölgelerde bu toprakların yaygın olmasının temel sebebidir. Yağış azlığı ve cılız bitki örtüsü kahverengi ve kestane bozkır topraklarını oluşturmaktadır.


4-Kolüviyal ve Litosol toprakların iç bölgelerde yaygın olma sebepleri:


Kolüviyal ve litosol topraklar bitki örtüsünden yoksun eğimli yüzeylerin bulunduğu arazilerde oluşmaktadır. İç bölgelerimizde bitki örtüsü bakımından fakir olduğu için yüzeysel aşınma çok olur. Böylece eğimli yamaçlarda litosoller, dağların eteklerinde de kolüviyal topraklar oluşmaktadır.


5-Alüviyal toprakların dağılışında belirleyici faktör:


Alüviyal topraklar akarsular tarafından oluşturulmaktadır, dolayısı ile dağılışları akarsuların dağılışına bağlıdır. Akarsuyun olmadığı yelerde alüviyal topraklar oluşmaz.


6-Toprak tiplerinin dağılışı ile yağış-bitki örtüsü ilişkisi:


Ülkemizdeki toprak tipleri bulundukları yerin yağış şartlarına ve yağışa bağlı olarak oluşan bitki örtüsüne bağlı olarak oluşur.
Yağış miktarı değiştikçe bitki örtüsü ve toprak tipleri de değişir. Örneğin yağışın bol olduğu Karadeniz bölgesinde bol ormanlar ve kahverengi orman toprakları oluşurken, iç bölgelerde yağışın az olduğu yerlerde bozkır ve kestane ve kahverengi bozkır toprakları oluşmaktadır.

Nerede hangi toprak tipi var


Karadeniz İklim bölgesinde:
a)Ilıman-Nemli yerlerde: Kahverengi orman toprakları
b)Soğuk-Nemli yerlerde: Podzol
Akdeniz İklim bölgesinde:
Terra-Rossa
Karasal İklim bölgesinde:
a)Ilıman karasal iklim olan yerlerde: Kestane ve Kahverengi Bozkır toprakları
b)Soğuk karasal iklim olan yerlerde: Çernezyom
Akarsuların kıyılarında ve denize döküldüğü yerlerde:
Alüviyal
Eğimli yüzeylerin bulunduğu yerlerde:
Litosol ve Kolüviyal
Volkanik arazilerde:
Regosel
Kapalı havzalarda ve eski göl tabanlarında:
Tuzlu topraklar
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: Türkiye'de Topraklardan Yararlanma-Etkinlik   Paz Haz. 14, 2009 12:08 pm

Türkiye'de Topraklardan Yararlanma-Etkinlik



TOPRAĞIN TARIMDA KULLANILMASI

ETKİNLİK



Kuzeydoğu Anadolu’da Toprak Kullanımı ve Nedeni:


Kullanım şekli: Otlak ve Çayır Alanları
Nedeni: Kuzeydoğu Anadolu’da yaz kuraklığı olmadığı için her zaman yeşil ve bol otlaklar hayvancılık faaliyetleri için uygundur. Kuzeydoğu Anadolu’nun yüksek olması, yaz sıcaklıklarının yetersizliği tarım yapmayı engellemektedir. Bu nedenle kuzeydoğu Anadolu’da topraklardan tarım yerine hayvancılıkta daha çok yararlanılmaktadır.

İç Bölgelerde Toprağın En çok kullanım alanı:


Kullanım şekli: Tarla Tarımı
Nedeni: iç bölgelerde düzlüklerin geniş yer kaplaması ve yağış azlığı tarla tarımını ön plana çıkarmıştır. İç bölgelerde yağış azlığı ve sulama imkânlarının yetersizliği nedeniyle bağlık, bahçelik ve endüstri bitkileri üretim alanları oldukça azdır.

Toprak kullanımında kıyı ile iç bölgelerin karşılaştırılması:


Kıyı bölgelerde daha çok endüstri bitkileri ön plandaiken, iç bölgelerde tarla tarımı ön plandadır
Kıyı bölgelerin iklim şartları özellikle sıcaklık ve yağış uygunluğu nedeniyle tarım alanlarında daha çok gelir getiren endüstri bitkileri üretilir. İç bölgelerde ise fazla yağış istemeyen tarla tarımı ürünleri; tahıllar, baklagiller gibi ürünler üretilir.


Tarım alanları nerelerde yoğunlaşmıştır?


Tarla tarımı alanları daha çok iç bölgelerde yoğunlaşmıştır. İç bölgelerde yağış azlığı, kuraklık ve su kaynaklarının yetersizliği tarla tarımını zorunlu kılmaktadır. İç bölgelerdeki tarım alanlarında daha çok tahıl tarımı ön plana çıkmıştır.


Toprağın ormancılıkta kullanımı


Ders dışı etkinlik


Ormanlarımızın kıyı bölgelerimizde yoğunlaşmasının nedenleri:


Kıyı bölgelerin nem ve yağış özellikleri ağaç yetişmesine daha uygun olması ve ormanlar tahrip edilse bile kendini yenileyebilme özelliğini taşıması.
İç bölgelerde nem ve yağış özellikleri ağaç yetişmesini kısıtlamıştır ve önceleri var olan ormanlar tahriplerle yok edilmiştir.tahrip edilen yerlerde orman kendini yenileyemediği için iç bölgeler orman bakımından fakirleşmiştir. Yani iç bölgeler günümüzde fakir, geçmiş dönemlerde iç bölgelerde zengin orman alanları vardı.

Ormanların asıl ve yan ürünleri:


Asıl ürünler: Tomruk, Tel Direği, Maden Direği, Parke, Mobilya, Sunta, Kontrplak
Yan ürünler: Reçine, Sığla Yağı, Kozalak, Keçi Boynuzu, Defne Yaprağı, Ihlamur, Çıra

Orman ürünleri sanayisinin geliştiği yerler:


Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Kıya Ege ve Adana Bölümleri orman ürünleri sanayisinin en fazla geliştiği yerlerdir.

Orman Ürünleri Sanayisi:


Ağaç malzemeden üretilen tüm malzemeler orman ürünleri endüstrisine girer. Karadeniz Bölgesi’nde hammadde fazla bulunduğundan burada gelişmiştir.
Başlıca kereste fabrikaları Düzce, Bartın, Ayancık, Rize, Ordu, Ardeşen, Burdur, Antalya ve Isparta’da bulunur.
Mobilya Sanayii:Adapazarı, Ankara, İnegöl, İstanbul, İzmir ve Kayseri’de gelişmiştir. Türkiye mobilya ürünlerini ihraç edebilmektedir.
Kâğıt fabrikaları: İzmit, Balıkesir, Giresun, Zonguldak, Taşucu, Dalaman, Bolvadin, Bartın ve Denizli çevresinde bulunur.


HAMMADDESİ TOPRAĞA DAYANAN SANAYİ KOLU


Çimento fabrikaları:Hammaddesi kolay temin edilir. Her bölgede inşaat sanayiinde kullanılır. Ayrıca ulaşım masrafları maliyeti artırır. Bu nedenle çimento fabrikaları Türkiye’nin her bölgesine dağılmıştır. İstanbul, İzmit, Adana, İzmir, Elazığ, Mersin, Yozgat, Denizli, Adıyaman, Ordu gibi merkezler bunlardan bazılarıdır.
Cam fabrikaları:İstanbul, Denizli, Mersin, Kırklareli ve Sinop’ta cam fabrikaları bulunmaktadır. Ülkemiz cam ürünleri üretiminde ve ihracatında Dünya’da sayılı ülkeler arasındadır.
Seramik fabrikaları:Çanakkale, Bilecik, Kütahya, İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. Üretimin bir kısmı yurt dışına ihraç edilir.
Kiremit fabrikaları; İzmir-Salihli arası, Manisa, Uşak, Afyon ve Kütahya’dadır.
Tuğla fabrikaları ise, Bolu, Eskişehir ve Bartın’dadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: DÜnyayi Kaplayan ÖrtÜ: Bİtkİler   Paz Haz. 14, 2009 12:09 pm

DÜnyayi Kaplayan ÖrtÜ: Bİtkİler

DÜNYAYI KAPLAYAN ÖRTÜ:

BİTKİLER



Dünya Bitki Örtüsü Haritası






Dünya üzerindeki iklim tiplerine bağlı olarak bitki örtüsü ekvatordan kutuplara doğru

Geniş yapraklı ormanlar
Savanlar
Kaktüs
Bozkır
Maki
Orman-çayır
İğne yapraklı ormanlar
Tayga ormanları
Tundra



Şeklinde sıralanır.


Her bitkinin kendine has bir iklim özelliği vardır. Başka bir ifadeyle benzer iklim şartlarında benzer bitki türleri görülür.(kutup iklimi hariç)

Farklı bölgedeki iklimin benzerliği tabii bitki örtüsünün benzerliğini kanıtlar.

Yer şekillerinin kısa mesafeler dâhilinde değişmesi bitki örtülerinin de kısa mesafeler dâhilinde değişmesini sağlar.

Bitki örtüleri yeryüzüne dağılışlarında aralıksız kuşaklar oluşturmazlar.

Enlem farkı arttıkça ve farklı enlemlerden oluştukça bitki örtüsüde çeşitlenir.

Bitki örtüsü iklimin bir nedeni değil iklimin bir sonucudur.

Bitki Topluluklarının Coğrafi Dağılışı


Ekvatoral yağmur ormanları



Amazon Havzası, Senegal’den Gine körfezine kadar olan saha
Kongo Havzası, Güneydoğu Asya adaları







Muson Ormanları

Güneydoğu ve Doğu Asya’da Hindistan, Japonya, Tayland, Vietnam,Endonezya, Doğu Çin, Kore, Avustralya’nın kuzeybatısı, Filipinler, Güneydoğu Afrika








MUSON ORMANLARI VE PİRİNÇ TARLALARI


Orta Kuşağın Karışık Ormanları Batı Rüzgarları sebebiyle Ilıman Kuşak karalarının batısında görülür (Batı ve K.Batı Avrupa, Amerika’nın batısı). Yurdumuzda ise Karadeniz kıyılarında etkilidir

Tayga Ormanları
Deniz etkisinden uzak kara içlerinde ve ılıman kuşak karalarının doğu kıyılarında (soğuk su akıntısından dolayı) görülür. Orta ve doğu Avrupa Asya’nın kuzeyi(Sibirya) Kanada ve ABD nin kuzeyinde görülür.





Maki

Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler (Libya, Mısır ve Lübnan hariç. Buralarda görülmeme sebebi yer şekillerinin engebesiz olmasıdır.), Avustralya’nın güneybatısı, G. Afrika Cumhuriyetinde Kap bölgesi, Şili’nin orta kesimleri Kuzey Amerika’da Kaliforniya çevresinde etkilidir.
En geniş anlamıyla 30-40 derece enlemleri arasında kıtaların özellikle batı kıyıları


Savan

Güney ve Orta Afrika, Sudan,Güney Amerika‘da Brezilya’daVenezüella, Kolombiya, Peru ve Bolivya’da etkilidir. Ekvatoral iklim ile çöl iklimi arasında
(10-20° kuzey ve güney enlemleri arasında görülür)


Bozkır(Step)
Sıcak ve ılıman kuşak kara içlerinde görülür.
Yurdumuzda İç Anadolu Bölgesinde ve Ergene Bölümünde görülen karasal iklim buna örnektir.

Çayır
Batı Rüzgarları sebebiyle Ilıman Kuşak karalarının batısında görülür (Batı ve K.Batı Avrupa, Amerika’nın batısı).
Alpin çayırlar dağların yüksek kesimlerinde görülür

Tundra

Sibirya, İskandinavya Yarımadasının kuzeyinde, Kanada’nın kuzeyinde,
Grönland adasının kıyı kesimleri.Yaklaşık olarak 70-80 enlemleri çevresinde görülür.Güney yarımküredeki etki alanı KYK dekine oranla çok azdır bunun nedeni GYK de okyanusların geniş alan kaplamasıdır.


Çöl Bitkileri

Kızılkum (Özbekistan), Karakum (Türkmenistan), Gobi (Moğolistan), Taklamakan (Çin) , Arizona (A.B.D) çölleri,Kuzey AfrikaArap yarımadası
Avustralya’nın iç kesimleri






Yeryüzünde Oluşan Bitki Formasyonları


Ağaç Formasyonu






Ormanların temel unsuru ağaçtır. Ağaçların oluşturduğu topluluklara orman denir.
Yağış, sıcaklık ve toprak şartlarının elverişli, yetişme devresinin uzun olduğu her yerde ağaç yetişir. Yağış azlığı, şiddetli buharlaşma ağaç yetişmesine engel olur. Ormanların temel unsurudur.


İğne Yapraklı Orman

Başlıca Orman Türleri


Yaprak biçimine göre: yayvan yapraklı ormanlar, iğne yapraklı ormanlar

1-Ekvatoral Yağmur Ormanları
2-Muson Ormanları
3-Orta Kuşağın Karışık Ormanları
4-Tayga Ormanları

Çalı Formasyonu


Maki, Garig ve Psödomaki
Maki
Karakteristik özellikleri, kışın yapraklarını dökmemeleri ve yaz kuraklığına dayanıklı olmak için yaprak, gövde ve kök sistemlerinin su kaybını önleyecek yapıda olmalarıdır. Genelde Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde ve orman tahribinin yoğun olduğu sahalarda ince gövdeli, sert, bazen kenarları dikensi, cilalı daimi yeşil yapraklı 2-3 m. boyları olan, çalı görünüşlü ya da ağaççık şeklindeki bitki toplulukları maki formasyonu olarak adlandırılır.




Başlıca Maki Türleri
Filarya, Zakkum, Laden, Katırtırnağı, Ardıç Sumak, Harnup (keçi boynuzu),
Sandal, Mersin, Kocayemiş, Pırnal Meşesi, Funda, Defne, Menengiç Sakız ağacı,
Ilgın, Yabani zeytin,(deli, delice)

Garig
Garig formasyonu, Akdeniz ikliminin hakim olduğu alanlarda ancak toprak şartlarının daha elverişsiz eğimlerin daha fazla ve yağışların daha az olduğu kesimlerde ayrıca makilerin tahrip olduğu sahalarda görülür.. Bunlar son derece kurakçıl bitki topluluklarıdır.






Başlıca türleri kermez meşesi, akçakesme, kekik, adaçayı,laden, katran ardıçı ve gevendir.
Psödomaki(Yalancı maki-yalancı çalı)
Ormanların tahrip edildiği yerlerde oluşan yalancı çalı türleridir. Kışın yapraklarını dökerler.



Ot Formasyonu
İklim,toprak ve yer şekilleri gibi şartların ağaç yetişmesine olanak vermediği yerlerde, belirli zamanlarda yağan yağışa veya tamamı toprağın derinliklerine sızmayan suya bağlı olarak yetişen ot cinsinden bitkilerin oluşturduğu topluluktur.
Savan
Savanlar uzun süre yeşil kalan , gür ve uzun boylu ot topluluklarıdır. Savan bitki örtüsü içinde yer altı sularının yüzeye çıktığı yerlerde ve akarsu boylarında ormanlar görülür.




Kurak mevsimin uzun sürdüğü tropikal bölgelerde görülen, tek tük ağaçlar serpili büyük çayırlardan oluşan bitki topluluğu, Güney Afrika'da ve Doğu Afrika'da başlıca bitki topluluğu olan, boyları yer yer iki metreyi bulabilen köksaplı bitkilerden ve buğdaygillerden oluşur.
Step(Bozkır)
İlkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz başlarında kuruyan küçük boylu ot topluluğudur.








Bozkır bitki örtüsü içinde geven , deve dikeni, gelincik, çoban yastığı gibi bitkiler yer almaktadır. Yağışların daha az mevsimler arasındaki sıcaklık farklarının daha fazla olduğu alanlar ot formasyonunun geliştiği sahalardır. Steplerin bir kısmı doğal olurken bir kısmı da ormanların insanlar tarafından tahribi sonucu ortaya çıkmıştır. (Bu şekilde oluşan bozkıra Antropojen Bozkır denir)İç Anadolunun orta bölümü (Konya ve Ereğli havzaları, Tuz gölü çevreleri) asıl step sahasıdır.
Step formasyonunun gelişme gösterdiği bu bölümde yağışlar 250 mm. altına düşer.
Bu sahada görülen bitkiler kendilerini kurak şartlara son derece adapte etmişler ve keçe gibi tüylü dikenli, az yapraklıdırlar.
Çayır
Çayırlar genellikle düz ve taban suyu yüksek olan taban arazilerde teşekkül etmişlerdir. Toprak uzun süre nemli olduğundan bitki örtüleri sık ve yüksek boyludur.






Sık ve yüksek boylu olan bitki örtüleri sıkı bir çim kapağı meydana getirerek toprağı sıkıca tutar.
Aktif büyüme döneminde yapraklar tüm yüzeyi kapatır.
Biçilerek değerlendirilen bu alanlardan elde edilen ot kış aylarında hayvanlara verilir.

Alpin Çayırlar
Genellikle dağların yüksek kesimlerinde orman örtüsünün üst sınırından sonra ortaya çıkan ot örtüsüdür olarak bilinir. Ülkemizde Alpin çayırlar dağların 2100 m. den sonraki kesimlerde görülmeye başlar.



İlkbahar ve yaz mevsimlerinde karların erimesi ile ortaya çıkan bu çayırlar rengarenk açan çiçekleri yanında yer yer de 1 m.'yi bulan uzun boyları ile dikkat çekerler.
Tundra
Yosun ,ot ve cılız çalılıklardan oluşan bitki örtüsüdür. Tundra, kutba en yakın bitki örtüsüdür.






Kuzey ülkelerinde rastlanan, yapısına likenlerin de katıldığı bodur ot toplulukları. Tundralar yılın dörtte üçünden uzun bir süre karlarla örtülü kalır. Bunun için kutup bölgesi dışında yetişen bazı ağaçlara burada ancak bodur çalılar halinde rastlanır. Kutup söğüdü ve bodur huş bunlara misal verilebilir.
Hakim bitki topluluklarını karayosunları ve likenler (Ren geyiği likenleri vs.) meydana getirir.





Yeryüzünde Bitki Örtüsünün Dağılışını Etkileyen Faktörler



1-İklimin Etkisi
a)Yağış Faktörü:
Yağış bir yerdeki bitki yoğunluğunu yani bitkilerin ot, çalı veya ağaç olmasını ve bunların miktarının az ya da çok olmasını belirler.
Her bitkinin istediği su miktarı farklıdır. Yağışlı bölgelerde gür bitki toplulukları görülürken kurak bölgelerde bitki örtüsü seyrekleşir, çöllerde kurakçıl ve seyrek bazı otlara ve çalılara rastlanır.
b)Sıcaklık faktörü:
Bitkilerin gelişebilmesi için belli bir sıcaklığın olması gerekir. Sıcaklık bir yerdeki bitki türlerini belirler örneğin ağaçların iğne yada geniş yapraklı olmasını belirler. Sıcak orta kuşakta her tür bitki yetişme alanı bulabilirken soğuk kutup bölgelerinde ve yükseklerde düşük sıcaklık şartları nedeniyle bir çok bitkiye rastlanmaz.

2-Yer Şekillerinin Etkisi


Dağ sıraları ve dağların uzanışı bitki örtüsünün yayılışını etkiler. Kıyıya paralel uzanan dağlar deniz etkisini iç kesimlere sokmadığı için iç kesimler bitki bakımından fakirleşirken, dağların denize bakan yamaçları daha zengin bitki örtüsüne sahip olur.
Yükseklere çıkıldıkça sıcaklıklar azaldığı için bitki örtüsü türü ve yoğunluğu azalır. Belli bir yükseltiden sonra artık bitki yetişmez.
Eğimli yamaçlarda gür bitki örtüsü görülür çünkü düz alanlar insanlar tarafından işgal edilmiştir.
Bakı bitki örtüsünün yayılışında en önemli faktörlerden birisidir. Güneşe dönük yamaçlar uygun sıcaklık şartları sayesinde hem bitki türü hem de bitki yoğunluğu bakımından daha zengindir.

3-Toprak Faktörü

Bitkiler kökleriyle toprakta tutunur ve gıdalarını topraktan alırlar. Bu nedenle yeterli kalınlıkta toprak örtüsü olmayan yerlerde bitkilerde yaşayamaz.
Toprağın yapısı; Toprağın yapısı, üzerinde yetişen bitki türünü belirleyebilir.
Toprağın dokusu; Toprağın sık ya da gevşek oluşu bitki oluşumunu etkiler

4-Biyotik Faktörler
Tarih boyunca insanlar yaşam faaliyetleri nedeniyle çevrelerindeki bitki örtüsünü sürekli değiştirmişlerdir. İnsanların bitki örtüsü üzerindeki etkileri daha çok olumsuz olmuştur.
İnsanlar, çeşitli açılardan bitki örtüsü üzerinde etkili olmuştur.

Olumsuz etkiler
Savaşlar, Tarım alanı açma, Yakacak ihtiyacı, Orman yangınları, Hayvan
otlatma, Yol yapımı, Orman alanlarını imara açma, Sanayileşme

Olumlu Etkiler
Bitki türlerinin yayılması, Bitki türlerinin korunması, Bitki türlerinin geliştirilmesi, Çeşitli hayvan türleri bitkilerin farklı yörelere taşınması sayesinde bitki yayılışına etkide bulunur. Bitkilerin tozlaşmasına katkıları vardır (Meyve bahçelerinde arı bulundurulması)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: TÜRKİYE’NİN İKLİMİ VE DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ   Paz Haz. 14, 2009 12:10 pm

TÜRKİYE’NİN İKLİMİ VE DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ



İklim ve Bitki Örtüsü: Yurdumuz orta kuşakta, orta kuşağın güneyi olan sıcak orta kuşakta, yani subtropikal kuşakta yer alır. Türkiye ana çizgileriyle Akdeniz ikliminin yayılma alanına girer. Fakat denize göre konum ve yerşekillerinin etkisiyle üç farklı iklim bölgesi ortaya çıkar.
1-Akdeniz İklimi: Bütün güney ve batı kıyılarımızda görülür. Yazlar sıcak ve
kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Sıcaklık ortalamaları Akdeniz kıyılarında sıfırın altına düşmez, don olayı ender görülür. Marmara ve Batı Karadeniz kıyılarında aynı iklim görülmesine rağmen, kışın ısı sıfırın altına düşer, kar yağışı görülür. Yaz kuraklığı da Akdeniz kıyılarındaki kadar belirgin değildir.




2-Karadeniz İklimi: Bölgenin iklimi Karadeniz’in etkisindedir. Kıyıda nem
oranı fazla olduğundan yıllık sıcaklık farkları az, yağış fazladır. Yaz sıcaklığı matematiksel konumun etkisiyle Akdeniz kadar yükselmez; kışlar ise güney kıyılarımız kadar olmamakla beraber, ılık geçer. Maksimum yağış sonbahar mevsimine raslar. Yağışlar hemen hemen her mevsimde görülür. Bunu nedeni Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin, dağların denize bakan yamaçlarında yükselerek soğumasıdır. Bu bölge sık ormanlarla kaplıdır. Bu özelliği ile diğer bölgelerden ayrılır. Bölge içerisinde yağış miktarı dağların yükselti ve doğrultusuna göre değişir. Doğu Karadeniz’e doğru yağış miktarı artar. Yurdumuzun en fazla yağış alan yeri Rize’dir. (2,5m3)





3-Kara İklimi: Yurdumuzun deniz etkisine kapalı iç kısımlarda görülür. Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile İç Anadolu karasal iklim etkisindedir. Karasal iklimde yazlar kısa ve sıcak, kışlar uzun ve karlıdır. Yıllık ve günlük sıcaklık farkları fazla, yağışlar genellikle azdır. Doğu Anadolu’da yükselti fazla olduğundan, yurdumuzun en soğuk, kışı en uzun, yazı en kısa bölgesidir. İç Anadolu Bölgesi’nden yüksekte olduğu için yağış miktarı bu bölgeden fazladır. En çok yağış, İç Anadolu’da ilkbahar, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kış mevsimine raslar. İç Anadolu Bölgesi, dağlarla çevrili olduğundan diğer karasal iklim bölgelerinden daha az yağış alır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi İç Anadolu’dan daha fazla yağış aldığı halde, buharlaşma şiddetli olduğundan yurdumuzun en kurak bölgelerindendir. Güneydoğu ve iç Anadolu bölgelerinde kuralık en önemli sorunlardandır. Kuraklık nedeniyle bitki örtüsü bu bölgede steplerden oluşur.




Türkiye'de İklimi Çeşitleri :Türkiye’de genel olarak üç ana iklim tipi görülür.Bunlar; Karadeniz İklimi, Akdeniz İklimi ve Karasal iklimdir.





1)KARADENİZ İKLİMİ:Bu iklim asıl olarak Kuzey Anadolu Dağlarının Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülür. Genel özellikleri şunlardır:





Her mevsim yağışlıdır.
Doğu Karadeniz Bölümünde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 2000-2500 mm’dir.
Batı Karadeniz Bölümünde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 1000-1500 mm’dir.
Orta Karadeniz Bölümünde ise maksimum yağış kışın, minimum yağış yazın düşer. Yıllık yağış miktarı 700-1000 mm’dir.
Karadeniz ikliminin görüldüğü alanlarda kar yağışlı günlerin ortalaması 18 gündür.
Yıllık ortalama sıcaklık 13-15°C’dir.
Ocak ayı ortalama sıcaklığı 6-7°C’dir.
Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 21-23°C’dir.
Yıllık sıcaklık farkı 13-15°C’dir.
Doğal bitki örtüsü ormandır.Yüksek alanlarda Alpin çayırlar görülür.
2)AKDENİZ İKLİMİ:Bu iklim tipi ülkemizde en belirgin olarak Akdeniz kıyılarında görülmekle birlikte, Ege ve Marmara Bölgelerinde de etkili olmaktadır. Genel özellikleri şunlardır:
Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır.
Maksimum yağış kışın, minimum yağış yazın düşer.
Yaz ve kış yağışları arasındaki fark oldukça fazladır.
Yıllık yağış ortalaması, 600-1000 mm arasındadır.
Yıllık sıcaklık ortalaması 18-20°C’dir.
Ocak ayı ortalaması 8-10°C’dir.
Temmuz ayı ortalaması 28-30°C’dir.
Yıllık sıcaklık farkı 15-18°C’dir.
Ege Bölgesinde dağların kıyıya dik uzanması, Akdeniz İkliminin iç kesimlere ulaşmasına olanak sağlamıştır.
Marmara Bölgesinde görülen Akdeniz İkliminde, yazlar Akdeniz kıyılarına göre daha serin, kışlar ise daha soğuk ve karlıdır.
Akdeniz İkliminin karekteristik bitki örtüsü zeytin, defne, mersin, kekik gibi bitkilerden oluşan makilerdir.

3)KARASAL İKLİM:Ülkemizde Karasal İklim, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile İç Batı Anadolu Bölümünde görülür.Genel özellikleri şunlardır:
Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.
İç Anadolu Bölgesinde maksimum yağış ilkbaharda, minimum yağış yazın düşer.
İç Anadolu da ortalama yağış 300-400 mm’dir.
İç Anadolu’nun kış sıcaklık ortalaması, 1-2°C, yaz sıcaklık ortalaması, 22-23°C, yıllık sıcaklık ortalaması ise, 10-12°C’dir.
Ege Bölgesinin İç batı Anadolu Bölümünde de yağışlar kıyı kesimine göre azdır.
Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğu kesiminde yıllık sıcaklık ortalaması, 4-6°C’dir.
Kuzeydoğu Anadolu’da kış sıcaklık ortalaması, -7, -10°C, yaz sıcaklık ortalaması, 17-19°C’dir.
Yıllık yağış miktarı, 500-600 mm’dir.
Güneydoğu Anadolu’da ise ortalama yağış, 400-700 mm’dir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kış mevsimi pek donlu geçmemekle beraber, yaz mevsiminde şiddetli kuru sıcaklar egemendir.
Güneydoğu Anadolu’da yıllık ortalama sıcaklık, 15-16°C, kış sıcaklığı, 3-4°C, yaz sıcaklığı ise, 30-35°C’dir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
İclaL.EcriN
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 160
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : çok gezer=)
Lakap : EcriN
Rep Puanı : 15261
Kayıt tarihi : 31/05/09

MesajKonu: TÜRKİYE’NİN BİTKİ ÖRTÜSÜ   Paz Haz. 14, 2009 12:11 pm

TÜRKİYE’NİN BİTKİ ÖRTÜSÜ





Özellikler:



1-Bitkiler hayvanların besin kaynağıdır.

2-Bitkiler toprakların aşınmasını ve sellerin oluşumunu sağlar.

3- Bitkilerden ilaç yapılır.

4-Canlıların beslenmesinde ve kullandığımız bazı mal ve eşyaların üretiminde yer tutar.
5-Bitkiler çeşitli topluluklar halinde bulunur (Orman ,Çalı, ot gibi)
6-Türkiye’de 12.000’den fazla bitki türü bulunur.Bu yüzden dünyada ekvatoral bölgeden sonra oldukça zengin bir ülkedir.
7-Ülkemizde farklı iklim bölgelerine ait, bitkilerde barındırır.
Relik(kalıntı) bitkiler:Ülkemizde dördüncü jeolojik zamanda görülen iklim değişiklikleri bitki topluluklarının dağılışı üzerinde etkili olmuştur.Karadeniz iklim bölgesine ait bitkilerin Akdeniz iklim bölgesinde, Akdeniz iklim bölgesinde yer alan bitkilerinde Karadeniz iklim bölgesinde yer alması bu şekildedir.
Akdeniz bölgesinde yer alan:kayın, porsuk, fındık ve gürgen gibi ağaçlar relik topluluklardır.
Ülkemizde yer alan bitkilerin yaklaşık üçte biri günümüz iklim şartlarının ortaya çıkmasından daha önce oluşmuş kalıntı bitkilerdir.
Endemik bitkiler:Yeryüzünde sadece belirli bir bölgede yetişen bitki topluluklarına denir.
Ülkemizin yer şekillerinin çok çeşitlilik göstermesi ve geçmişte sık sık önemli iklim değişimlerinin yaşanması endemik türler bakımından zenginleşmesini sağlamıştır.
Üçüncü zamanda geniş alanlar kaplayan bazı bitkiler geçen süre içinde iklim şartlarının değişmesi ve yer şekillerinin de etkisiyle bazı bölgelerde günümüze kadar kalabilmiştir.
*Kasnak meşesi Dedegöl ve Davras dağlarında yar alan karstik çukurlarda,
*Sığla ağaçları Köyceğiz gölü çevresinde,
*Datça hurması Teke ve Datça yarımadalarında,
*Kazdağı köknarı Kaz dağında,
*İspir meşesi Kastamonu ve Yozgat çevresinde.
Ülkemizde 3000-4000 civarında endemik bitki görülür.
Kozmopolit bitki:Ülkemizde geniş sahalara yayılmış bitkilerdir.Çam ve meşe türleri böyledir.
Anıt ağaçlar:Ülkemizde yer alan büyük ve yaşlı ağaçlardır.

ÜLKEMİZDE BİTKİ ÖRTÜSÜNÜN ZENGİN OLMASI ŞU FAKTÖRLERE BAĞLIDIR;

İklim etkisi:
Karadeniz’de dağların eteklerinde-geniş yapraklı orman görülürken, Karadeniz’de dağların yükseklerinde iğne yapraklı orman görülür.
Akdeniz’de kuraklığa dayanıklı bitkiler, iç kesimlerde bozkırlar vardır.
Yüzey şekillerinin etkisi: Dağ kuşaklarının kuzey ve güney yamaçlarında ormanlar birbirinden farklıdır. Örnek: K.Anadolu Dağlarının kuzeyinde aşağıda nemli ve ılıman geniş yapraklı, yukarıda ise iğne yapraklı orman görülür. Aynı dağın güneyinde ise kuraklığa dayanıklı fazla güneş ışığı isteyen kurakçıl bitkiler yetişir. Yine yükseltinin artmasına bağlı olarak da, bitki örtüsü farklılık gösterir. Örnek: Toroslarda 1000m’ye kadar, kuraklık isteyen Kızılçam ormanları yetişirken, daha sonra soğuğa dayanıklı sedir ormanları görülür.
Toprak ve Ana Materyalin Etkisi:
Bitkilerin besin maddesi isteği ve kök gelişim özellikleri farklıdır. Bazı bitkiler kireçli arazileri, bazı bitkiler yumuşak ve kumlu ana materyalleri tercih eder. Tuzlu topraklarda Fıstık çamı, ve sarıçam yetişmez, bunlar kumlu topraklarda yetişir.
İnsan etkisi: Ülkemizde medeniyetler eskiden beri geliştiği için, bitki örtüsü çok tahrip edilmiştir. Akdeniz’de kızılçam ormanlarının yerini çalı toplulukları almış, İç ve D.Anadolu ormanlarının yerini bozkırlar almıştır.
İklim değişmeleri: 4. Jeolojik zamanda, soğuk ve az yağışlı devirde Avrupa ve Sibirya’da yetişen bitkiler Anadolu’da yayılmıştır. Sıcak ve nemli devirde Akdeniz iklim bölgesinde yetişen bitkiler Anadolu’nun kuzeyine kadar ilerlemiştir. Yurdumuzda geçmişteki iklim şartlarına göre yetişmiş bazı bitkilerde bulunmaktadır. Ülkemizin bu özelliği, daha önceden yetişmiş olan bitkilerin tamamen ortadan kalkmasını engellemiştir. Bu nedenle ülkemizdeki bitkilerin üçte biri kalıntı bitkilere aittir. Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bitkilere Endemik bitkiler denmektedir.

ORMANLAR:


Ormanlar geniş yapraklı,iğne yapraklı, bazen de karışık orman gibi gruplara ayrılır. Bu ormanlar iklim ve toprak şartlarına göre farklı bölgemizde yetişir.

1)KARADENİZ ORMANLARI:
Bu bölgede iki farklı orman kuşağı yer almaktadır. Birincisi Karadeniz kıyısı boyunca nemli ve ılıman iklimde yetişen geniş yapraklı orman, ikincisi dağların yükseklerinde nemli ve soğuk iklimde yetişen iğne yapraklı orman görülür. Karadeniz bölgesinde bulunan ormanların en önemli özelliği, ağaç türlerinin fazla olmasıdır. Sebebi iklimin uygunluğudur. D.Karadeniz bölümünde ülkemizdeki bitki türlerinin yarısı görülür. (6 bin çeşit)

a-Geniş Yapraklı Orman: Batıda yıldız dağlarından başlayarak doğuda Gürcistan sınırına kadar dağların kuzey yamaçlarında 1000m’ye kadar olan bölümde yer alır. Kışın yapraklarını dökerler. Bu orman kuşağında; kayın, kestane, gürgen, ıhlamur, akçaağaç, karaağaç, meşe, kızılağaç ve dişbudak türleri bulunur.Ormanlardaki ağaç türleri bazen tek, bazen toplu şekilde dağılış gösterir. Yıldız dağlarında meşe, kayın, gürgen yaygındır. Batı ve orta Karadeniz kuşağında, kestane, kayın ve gürgen yaygındır. Kayın kerestesi özellikle mobilyacılıkta ve kaplamacılıkta kullanılır.Doğu K. bölümünde ise, kızılağaç ormanları hakimdir. Yamaçlarda ıhlamur, kestane ve kayın ormanları bulunur.




Geniş yapraklı Tropikal Ormanlar
Bölgedeki kayın ormanlarının altında ağaççık veya çalılarda bulunur. Bu ağaçcıkları, orman gülü, fındık, üvez, kayacık, kızılcık ve şimşir oluşturur. Orman gülü daha çok. Batı ve Doğu Karadeniz bölümlerinde hakimdir.
Karadeniz bölgesindeki ormanlarda, nadiren anıt ağaçlarda vardır. Örnek: Batı K.’de Yenice kasabasında kalın gövdeli (Istranca meyvesi) bulunur. Ayrıca Porsuk ve Fındık ağaçları da görülür. Bu ağaçları korumak için Yenice çevresi, tabiatı koruma alanı olarak ilan edilmiştir. İstanbul ve çevresinin odun ihtiyacını Çatalca ve Kocaeli platolarındaki ve yıldız dağlarındaki Demirköy meşe ormanları karşılar.
b-Karışık ormanlar: Orta ve Doğu Karadeniz bölümlerinde kuzey yamaçlarda 1000-1500m arasında görülür. Geniş yapraklı ağaçlardan kayın, iğne yapraklılardan köknar ve sarıcam ağaçları bulunur.



c-İğne yapraklı ormanlar:Dağların yüksek kesimlerinde 1000-2000 arasında görülür. İkiye ayrılır.
1)Ordu’nun batısında sarıçam, köknar, ve karaçamlardan oluşanlar.
2)D.Karadeniz’de Ladinlerin hakim olduğu ormanlar.



Ayrıca köknar, sarıcam, saf ladin ormanları, Ardanuç ve Şavşat dolaylarında yaygındır.Yazın doğu Karadeniz fazla sisli ve yağışlı olduğundan bitki örtüsü açısından farklı bir ortam oluşturur. Sisli ortamları seven ağaçlar yaygındır.
K.Anadolu dağlarının güney yamaçlarında orman örtüsünün özelliği değişir. Kaçkar, Ilgaz, Bolu ve Köroğlu dağlarının güney yamaçlarında güneşi seven sarıçam ormanları hakimdir. Bolu, Gerede arasında ve Kastamonu’da karaçam ormanları yaygındır. Alçak olukların tabanlarında Erbaa, Niksar oluğu, Gökırmak ve Devrez vadilerinin güney alt yamaçları Kızılçam ormanlarıyla kaplıdır.
Not: Karadeniz bölgesi bitki örtüsü açısından en önemli özelliklerinden biride ot toplulukları yönünden zengin olmasıdır.

2) BATI ANADOLU ORMANLARI: Batı Anadolu’da yükselti ve bakının etkisine bağlı olarak ekolojik özellikleri farklı üç orman topluluğu görülür.
a-Kızılçam ormanları: Kıyı ile 600-800m’ye kadar olan sahada iğne yapraklı ormanlardır.Sıcaklık isteği fazla olup, kuraklığa dayanıklıdır.Kızılçam Akdenizde en iyi yetişen ağaçtır.Ege de kıyıdan 600 800m’ye kadar yetişir.Bu ormanlarımız en fazla Ege de yaygındır. Kızılçam ormanlarının yetiştiği sahalarda makiler yaygındır.Edremit ,Burhaniye –Havran arasında ve güney Marmara kıyılarında geniş zeytinlikler vardır.



b-Karaçam Ormanları:Yazı,serin ve güneşli, kışı karlı olan ortamlarda yetişir.Bu nedenle; yüksek dağlık alanlarda Dursunbey, Demirci,Uşak, ve Kütahya çevresi, Bozdağlar, Aydın ve menteşe dağlarında karaçam ormanları geniş yer tutar. Kaz dağında da çok geniş sahalar kaplar. (Kozak /Bergama) ve Kaçarlı (Aydın) dolaylarındaki kumlu topraklarda Fıstık çamı ormanları yer alır.




c-Meşe Ormanları: Dağların alt seviyelerinde ve Batı Anadolu platolarında görülür.





d-Kayın ormanları:Marmara Bölgesi’nde Samanlı, Uludağ, Domaniç Kapıdağı ve Kazdağı’nın kuzeye bakan yamaçlarında, ayrıca İç Batı And. Şaphane ve Murat Dağının kuzeye bakan yamaçlarında görülür.Sebebi yazın nemli hava olması.Uludağ’da dikey yönde birden fazla orman kuşağı bulunur. Uludağ’ın kuzeyinde altta maki ve kestane, üstte meşe, kayın, köknar ve karaçam bulunurken güneyde, alttan üste doğru, kızılçam, meşe, karaçam ve sarıçam ormanları görülür.

3- AKDENİZ ORMANLARI
a) Akdeniz kıyı kuşağı ormanları: Kıyıdan, Toros Dağlarının 1000 m ’ye kadar olan kısmında, kuraklığa dayanıklı Kızılçam Ormanları yaygındır. Kızılçam, yağışlı yerlerde hızlı büyür; o yüzden ülkemizin en hızlı büyüyen ormanıdır. Reçinesi fazla olduğu için kolay yanar. Bu nedenle orman yangınları kızılçam ormanlarında görülür. Köyceğiz gölü çevresinde, gövdesinden yağ çıkarılan ve kozmetik sanayiinde kullanılan Sığla ağacından oluşan ormanlar bulunur. Bunlar sadece Türkiye’de yetişir.
b)Akdeniz Dağ Kuşağı Ormanları: Kızılçam orman kuşağının üzerinde 2000m’ye kadar çıkar. Bu sahada karaçam, sedir ve köknarlardan oluşun iğne yapraklı ormanlar hakim durumdadır. Akdeniz dağ kuşağında sedir ormanları geniş saha kaplar. Bunlar doğuda, Maraş (Ahır Dağ) başlar batıda Denizli’deki Çal dağına kadar uzanır. Kerestesi çok kıymetlidir. Eskiden sedir ağacından tapınaklar, saraylar yapılmıştır. Bu nedenle bu ormanlar çok tahrip edilmiştir.
Akdeniz dağ kuşağının diğer bir ormanını Toros köknarı oluşturur. Doğuda Nur Dağları ile Burdur’da (Bucak) arasında bulunur. Bunlar güneş ışığını sevmediğinden kuzey yamaçlarında bulunur.
Karaçam ormanları: Toros dağlarının yüksek kesimlerinde yaygın durumdadır. Adana’nın kuzeybatısında, Beyşehir gölü çevresinde ve Teke yarımadasında gür karaçam ormanları görülür.Kerestesi değerli olduğundan mobilya, kapı ve pencere yapımında kullanılır.
Meşe ormanları: Beyşehir ve Eğirdir gölleri çevresi ile Nur dağı ve K.Maraş- Pazarcık arasında çok yaygındır. Sadece ülkemizde görülen Kasnak meşesi, Davras dağında yetişir. Toros dağlarındaki sedir ve karacam ormanlarının olmadığı yerlerde Ardıç toplulukları görülür. Ardıç topluluklarına Taşeli Platosu Göller yöresi Teke yarımadası ve Maraş’ta görülür.
Nur dağlarının yüksek kısımlarında, İskenderun körfezine ve kuzeye bakan yamaçlarda geniş yapraklı kayın, meşe ve gürgen ormanları görülür. Bu ormanların içinde Karadeniz’e ait, kızılçam, fındık, porsuk, ıhlamur ve akçaağaç bulunur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dj-tnt.tr.gg
resimdeki_gözyaşları
Top Üyeler
Top Üyeler
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 17
Yaş : 25
Nerden : Ankara
İş/Hobiler : yok:)
Lakap : :)
Rep Puanı : 224
Kayıt tarihi : 02/06/09

MesajKonu: Geri: Lise 2 Coğrafya Konuları   Paz Haz. 14, 2009 3:41 pm

İğrenç sene gözümün önünde canlandı :s Sağolasın Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yok ki.com:D
 
Lise 2 Coğrafya Konuları
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TNT Forum Ana Sayfa :: Eğitim :: Lise Eğitim Bilgileri :: Tüm dersler-
Buraya geçin: